Mahalleye dönüşen köylerimiz

Yazarlar

“Sosyolojinin alanlarından biri olan ‘Köy Sosyolojisi’ kısaca kırsal yapıları ve bu yapılarda meydana gelen değişim ve dönüşümleri inceler.” diyor İstanbul Üniversitesinden Doç. Dr. Ertan Özensel.

Bir yerleşim birimi olarak köy, çok sayıda gerçekliği de taşımakla birlikte, iki ana unsur, köyün ele alınıp değerlendirilmesinde önemli bir yer tutuyor:

Bir; doğal (fiziki) unsurlar, iki; toplumsal unsurlar. 

Köyün coğrafi konumu, iklim koşulları, toprak yapısı, bitki örtüsü, yer altı ve yer üstü suları ile benzeri özellikler, doğal unsurları;

Demografik durum (eğitim seviyesi, yaş, cinsiyet vb.), ekonomik faaliyetler, gelenek ve görenekler, kültürel unsurlar gibi sahip olduğu özellikler, toplumsal unsurlarla ifade edilmek istenenleri ortaya koyuyor.

Bugün dünya nüfusunun yarıya yakını, Türkiye nüfusunun yaklaşık üçte biri, “kırsal kesim” olarak adlandırılan coğrafyada yaşamlarını sürdürüyor.

Günümüzde özellikle gıdanın stratejik bir ürün olma özelliği gündeme yoğun olarak gelmeye başlayınca, köye yönelik azalmış olan ilginin, giderek artmaya başladığına tanık oluyoruz.

Bu ilgi kaçınılmaz olarak, artarak sürecektir.

Yine bu ilgi, kendi içinde ve karşılıklı olarak sürekli etkileşim halindedir.

Öte yandan yukarıda sözünü ettiğimiz iki unsuru birbirinden ayrı olarak değerlendirmemiz mümkün müdür?

Elbette hayır; köyü oluşturan iklim koşulları hangi ürünün yetiştirilmesini belirler ya da toprak kalitesi, hangi ürün verimliliği üzerinde doğrudan bir etkiye sahiptir?

Ülkemiz açısından düşündüğümüzde Trakya köylerinde daha çok hububat üretimi geçekleştirilirken, Batı Anadolu’ya doğru daha çok sebze ve meyve üretiminin gerçekleştirildiğini görüyoruz.

Aynı şekilde sulanabilir arazilerde hububat üretimi daha verimli olurken, çorak ve sulanamaz topraklarda hububat üretiminin verimliliğinin daha düşük olduğu görülür.

Toplumsal koşullar köyün yaşam ve kültürel unsurları üzerinde de etkilidir. Örneğin nüfusun yapısı, doğrudan üretim üzerinde dolayısıyla köyün refah seviyesi üzerinde güçlü bir etkiye sahiptir. Diğer yandan köy halkının sahip olduğu gelenek ve görenekler, oradaki tüketim alışkanlıklarını doğrudan etkileyebilmektedir. Doğal ve toplumsal unsurların etkileşimi yukarıda belirttiğimiz gibi sadece kendi içinde bir etkileşime sahip değildir.

Bir başka anlatımla; “Doğal ve Toplumsal” olarak saydığımız bu iki unsur ile birlikte yaşamın diğer unsurları arasında çok güçlü bir etkileşim yok mudur?

Elbette vardır! Doğal yapı insanların töre, gelenek ve göreneklerini etkilediği gibi, toplumsal unsurlar da doğal unsurlar üzerinde etkisini gösterebilmektedir. Örneğin köylünün eğitim ve bilgi seviyesi mevcut toprak verimliliğini olumlu yönde etkileyebilmekte ya da sahip oldukları bilgi ve tecrübe ile doğa koşullarına karşı daha başarılı bir şekilde mücadele edilebilmesine olanak sağlayabilmektedir.

*

Diyeceğim o ki; ülkemizde, 1924 tarihli köy kanununa göre nüfusu iki bine kadar olan yerler köy kabul edilmiş. “Köy” tanımlamasında temel ölçüt olarak, nüfus alınmış. Nitekim aynı kanuna göre nüfusu iki bin ila yirmi bin arası olan yerler “Kasaba”, nüfusu yirmi binden fazla olan yerleşim yerleri de “Şehir” olarak tanımlanmış.

Köy, ülkemiz mahalli idare teşkilatının en küçük yerleşim birimi olarak kabul ediliyor “muhtar” idaresinde “tüzel kişiliğe” sahip.

Ülkemizin köyleri, Türkiye’de kırsal nüfusun yaşadığı ve köy kanununun uygulandığı yerleşme birimleri 2010 verilerine göre 34.247.

2014 Türkiye yerel seçimleri ile yürürlüğe giren yeni “Büyükşehir Yasası” ile birlikte 18.214’e düştü.

2014 yılında yürürlüğe giren Büyükşehir Yasası ile büyükşehirlerin mücavir alanları genişledi, daha önce köy olan yerleşim birimleri mahalleye dönüştü.

* * *

Sonuç olarak dönüşüm için sadece nüfus, idari yapılanma gibi kıstasları temel almak, yeterli ve kapsamlı bir ölçüt olamıyor. Nüfusun yanı sıra, üretim biçimi ve çeşitliliği, kişiler arası ilişkilerin niteliği, kentsel imkânlara sahip olup olmaması, iş bölümü ve uzmanlaşma gibi nitelikler, köyden kente dönüşüm kavramının tanımlanmasında sosyolojik temel kıstaslardan bazıları.

Mahalleye dönüşen köylerimizin “kentsel bütünleşme” yaklaşımları pratikte neler getirecek, bekleyeceğiz, göreceğiz.

__________ o __________

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir