Son Dakika
Bölgemizde gelişen önemli son daika haberleri keşan haber de

Uzunköprü Belediye başkanı Enis İşbilen, bin 200 metre uzunluğundaki dünyanın en uzun taş köprüsünü dünya çapında tanıtmak amacıyla UNESCO geçici kültür varlıkları listesine girmek için başvuru yaptıklarını söyledi.

 

İşbilen,yaptığı yazılı açıklamada, Uzunköprü’nün coğrafi konumu, doğası ve özellikle tarihi ile turizmin bütün potansiyellerini içinde barındıran bir konumda bulunduğunu belirtti.

 

Uzunköprü’nün  kültürel ve turistik değerlerinin tanıtılmasının, her bireyin olduğu gibi yerel yönetimlerinde görevi olduğuna işaret eden İşbilen,şunları kaydetti:” Belediye olarak toplumda turizm bilincini geliştirmek, iç ve dış turizmi canlandırmak, halkın turizm hareketlerine katılımını sağlamak amacıyla kültürel mirasımıza sahip çıkarak her türlü çalışmaya destek veriyoruz.Şehrimizde bulunan Kent Müzesi , Aziz İoannis Kilise’si ve en önemlisi  bin 200  uzunluğundaki Uzunköprü Köprüsü turistlik tanıtımlarımızın başında gelmektedir.Önemle belirmek isterim ki Uzunköprü’yü Dünya çapında tanıtmak ve korumak amacıyla Uzunköprü Köprüsü UNESCO geçici kültür varlıkları listesine girmek için başvurumuzu yapmış bulunuyoruz”.

 

Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi Verilecek
Trakya Kalkınma Ajansı, Kırklareli İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü, KOSGEB ve İŞKUR işbirliğiyle kadın çiftçilere yönelik Uygulamalı Girişimcilik Eğitimleri verilecek.
TRAKYAKA, Kırklareli İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü, KOSGEB ve İŞKUR işbirliğiyle Kırklareli’de düzenlenecek eğitimlerin açılışına Kırklareli Valisi Esengül Civelek, Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin , Kırklareli İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Dr.Hakan Keçeci, KOSGEB Kırklareli İl Müdürü Tarık Altuntaş, il protokolü ve basın mensupları katıldı. Açılışta konuşma yapan Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri şunları söyledi: “Bölgemizde girişimcilik kültürünün gelişmesi bizim için oldukça önemli. Bu kapsamda kurulduğumuz günden bu yana farklı kurumlarla yaptığımız işbirlikleriyle özellikle dezavantajlı grupların girişimcilik eğitimlerinden yararlanması için gerekli çalışmaları yaptık, yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz. Bugün burada bulunmamızın nedeni Kırklareli il Tarım, Gıda ve Hayvancılık Müdürlüğümüzle yapmış olduğumuz işbirliği çerçevesinde kadın çiftçilerimize yönelik 2 adet Kırklareli Merkez, 1 adet de Ertuğrul köyünde başlatacağımız girişimcilik eğitimleri. Eğitimlerimizle, kadınlar hem kendi işletmelerinin sahibi olabilecek ve hem de uzun vadede ülkemizin ekonomisine önemli katkıda bulunacaklar. Bu bağlamda Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından düzenlenen “Kadın Çiftçiler Tarımsal Yayım Projesini” gönülden destekliyor ve devamının gelmesini de umut ediyoruz. “
2011 yılından bu yana Kırklareli özelinde Ajans tarafından verilen girişimcilik eğitimlerine ilişkin verileri paylaşan Genel Sekreter Şahin, konuşmasını şöyle sürdürdü:  “Kırklareli İlinde 2011-2014 yılları içerisinde toplam 314 kişiye Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi verdik. 26 kadın girişimcimiz bu eğitimler sonrası kendi işletmelerini kurdu. Bunlardan örnek verecek olursak en yakın dönemde, 2014 yılının son aylarında Julide Başkur isimli girişimcimiz Kırklareli’nin Yayla Mahallesinde kendi restoranını, Lüleburgaz İlçesinde Handan Bayram isimli girişimcimiz kendi kafeteryasını, diğer bir kadın girişimcimiz ise perde satış yeri açtı.”
Trakya Kalkınma Ajansı’nın Bölgeden gelen talepler doğrultusunda paydaş kurumlarla işbirliği yaparak girişimcilik eğitimleri vermeye devam edeceğini, eğitimler kapsamında kadın girişimcilerin, engelli vatandaşların, kırsalda yaşayan vatandaşların refah düzeyinin ve gelir seviyelerin arttırılması konusunda yürüttüğü çalışmalara devam edeceğini belirten Şahin, “Tarımda Kadın Girişimciliği Projesi”nin hayırlara vesile olmasını dileyerek konuşmasını tamamladı.
“Kadın Çiftçiler Tarımsal Yayım Projesi” Nedir?
Tarımda kadın girişimciliğini en üst seviyeye çıkartmak ve üretici kadınlara kendi işinin patronu olma imkânı sunmak amacıyla Kırklareli İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü, “Kadın Çiftçiler Tarımsal Yayım Projesi” kapsamında “Kırsalda Kadın Girişimciliğin Güçlendirilmesi” programını hayata geçiriyor. Program Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından seçilen 8 pilot bölgede uygulanıyor.
Kırklareli İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’nün, TRAKYAKA, KOSGEB ve İŞKUR işbirliği ile yürüttüğü proje kapsamında 13– 22 Nisan 2015 tarihleri arasında Kırklareli merkezde 56 kadın çiftçiye, 20 – 30 Nisan 2015 tarihleri arasında ise Ertuğrul Köyü’nde 30 kadına Girişimcilik Eğitimi verilecek.
Eğitimler sonrasında kadın çiftçilerin tarımsal ürünlerin üretimi, kırsal turizm, yöresel ürünlerin üretimi ve pazarlanması gibi konularda kendi projelerini hazırlayıp, Proje Pazarı’na sunmaları bekleniyor. 18-29 Mayıs 2015 tarihleri arasında yapılacak olan Proje Pazarı sonuçları Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na iletilecek ve 8 pilot ilde önde gelen projeler kendi içinde yeni bir yarışmaya alınacak. Bu şekilde birinci olan proje önerisi, kadın çiftçilerin girişimcilik konusunda desteklenmesi için Bakanlığa bir model ve örnek temsil edecek.

–  Keşan Doğa Çevre ve Kültür Derneği (DOÇEK),doğa sporlarının yaygınlaşması için çalışmalarını sürdürüyor.

 

DOÇEK  Başkan  Yardımcısı Halime Can,,hafta sonu bisikletçilerin 60 kilometre pedal çevirdiklerini,başka bir grubun da  Gelibolu’nun Şadıllı köyü çıvarındaki ormanlık alanda 10 kilometrelik yürüyüş Gerçekleştirdiklerini açıkladı.

 

DOÇEK ‘in bölgede doğa sporlarına olan ilgiyi artırmak için çalıştığını vurgulayan Can,şunları kaydetti:””Dernek faaliyetlerimiz aralıksız devam ediyor. Doğa sporlarının bölgemizde yaygınlaşması için çalışmalar yapıyoruz. Bu sayede bir çok kişinin bu sporlarla tanıştığını  görmek bizleri memnun ediyor.Doğayı seven herkesi dernek faaliyetlerine katılmaya çağırıyoruz.”

 

 

 

 

 

 

0
MHP’den Edirne 1. Sıra Milletvekili Adayı olarak gösterilen Gürsel Şimşek, “Partimi en iyi şekilde temsil edeceğim. Edirne’de tarihi bir başarı yakalayacağız” dedi

 

ŞİMŞEK, “EDİRNE’DE TARİHİ BAŞARI YAKALAYACAĞIZ”

 

 

MHP’den Edirne 1. Sıra Milletvekili Adayı olarak gösterilen Gürsel Şimşek, “Partimi en iyi şekilde temsil edeceğim. Edirne’de tarihi bir başarı yakalayacağız” dedi

 

MHP’nin ilimizdeki milletvekili aday sıralaması açıklandı. Beklendiği üzere 1. sırada yer alan Gürsel Şimşek, konuyla ilgili açıklamalarda bulundu. Kendisine bu onurlu görevi layık gören parti yönetimine teşekkür ederek sözlerine başlayan Şimşek, “Partime uzun yıllardır sadakatla hizmet etmiş biri olarak büyük gurur duyuyorum. Diğer adaylarımızla el ele vererek, coşku dolu bir seçim dönemi yaşayacağız. Dur durak bilmeden çalışarak halkımıza kendimizi ve partimizin politikalarını aktaracağız. Partimi en iyi şekilde temsil edeceğimden kimsenin şüphesi olmasın. Çiftçinin sesi olarak çıktığım bu yolda, enerjimi her geçen gün yükselterek ilerleyeceğim” dedi.

DESTEK ÇAĞRISI

Edirne’de partisinin 7 Haziran’da  tarihi bir başarı yakalayacağını dile getiren Şimşek, “Önümüzdeki süreçte halkımız MHP’nin atılımına şahit olacak. Edirne’de oy patlaması yaşayacağız. Partimiz kimsenin göz ardı edemeyeceği bir pozisyona gelmiştir. Vatandaşlarımızın teveccühü ile gideceğim meclis çatısı altında farkımı ortaya koyacağım. Milletimin gerçek vekili olarak çalışmalarımı yürüteceğim. Tüm Edirne halkını MHP’ye ve biz adaylarına destek vermeye çağırıyorum. Ülkemizin birlik ve beraberliği, kentimizin gelişmesi ve güzelleşmesi adına oy istiyoruz. Bizimle yürü Edirne, bizimle yürü Türkiye” ifadelerini kullandı.

0

Zihinsel engelli bireyleri, çeşitli spor dallarında diğer bireylerle bir araya getirerek toplumsal hayata katmayı hedefleyen Özel Olimpiyatlar Türkiye’nin bu yılki ikinci bölgesel organizasyonu 10-11 Nisan tarihlerinde Keşan Belediyesi’nin katkıları ve işbirliği ile gerçekleşecek. Edirne’nin Keşan ilçesindeki Marmara Bölge Oyunları; atletizm, masa tenisi ve basketbol branşlarında düzenlenecek.

Temelleri 1982 yılında Prof. Dr. Hıfzı Özcan ve Sakıp Sabancı’nın önderliğinde atılan Özel Olimpiyatlar Türkiye, her yıl düzenlediği bölgesel bazlı oyunların ikincisini; 10-11 Nisan tarihlerinde Keşan Atatürk Spor Tesisleri’nde düzenleyecek. Atletizm, masa tenisi ve basketbol branşlarında gerçekleştirilecek Marmara Bölge Oyunları’na 120 özel sporcu katılacak. Antrenörler, öğretmenler, doktorlar ve gönüllüler ile birlikte yaklaşık 250 kişi etkinlikte yer alacak.

Marmara Bölge Oyunları çerçevesinde spor müsabakalarının yanı sıra uzman hekimler tarafından“Sağlıklı Sporcu Taramaları” da gerçekleştirilecek. Özel sporcuları antrenman, müsabaka, sosyal etkinliklerde bir araya getirmeyi hedefleyen Marmara Bölge Oyunları’nın ilk gününde; sporcuların seviye belirleme yarışmaları gerçekleştirilecek, ikinci gününde ise yarışlar ve karşılaşmalar düzenlenecek. Her iki günde de tüm sporcular sağlık taramasından geçirilecek.

Özel Olimpiyatlar Türkiye tarafından her yıl dönüşümlü olarak Marmara, Ege, Doğu Anadolu, Karadeniz ve Akdeniz bölgelerinde düzenlenen bölgesel oyunlar, en az iki spor branşında ve 250-300 kişinin katılımıyla yapılıyor.

Program:

10 Nisan 2015, Cuma- Keşan Atatürk Spor Tesisleri:

15.00 – 16.00: Marmara Bölge Oyunları açılışı

16.00 – 19.00: Gruplamalar ve Sağlıklı Sporcu Taramaları

11 Nisan 2015, Cumartesi – Keşan Atatürk Spor Tesisleri:

09.00 – 12.00: Yarışlar veSağlıklı Sporcu Taramaları

13.30 – 16.00:Yarışlar veSağlıklı Sporcu Taramaları

Özel Olimpiyatlar Türkiye Hakkında:

Temelleri 1982 yılında Prof. Dr. Hıfzı Özcan ve Sakıp Sabancı’nın önderliğinde atılan Özel Olimpiyatlar Türkiye,tüm dünyada 170 ülkeye yayılmış 225 kuruluşu kanalıyla, 4,4 milyon kişiye ulaşan Uluslararası Özel Olimpiyatlar’ın (Special Olympics) Türkiye’deki tek temsilcisidir. Özel Olimpiyatlar Türkiye, zihinsel engelli bireyleri, diğer bireylerle bir araya getirip, çeşitli spor dallarında düzenli eğitim ve yarışma olanakları sağlamaktadır. Bu şekilde özel sporcuların fizik kondisyonlarını, motor becerilerini ve yeteneklerini geliştirmelerine, cesaretlerini sergilemelerine, başarılarının mutluluğunu yaşamalarına, toplum ile ilişkilerini güçlendirmelerine yardımcı olmayı ve sosyal hayata katılımlarını artırmayı hedeflemektedir. Detaylı bilgi için http://www.soturkiye.org.tr/ adresini ziyaret edebilirsiniz.

0

Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan’ı, Edirne Belediyesi Edirnespor Bayan Basketbol Takımı oyuncuları ve kulüp yöneticileri, ziyaret etti.

Edirne Belediyesi Edirnespor Basketbol Kulübü Başkanı Murat Boyacıoğlu, yönetim kurulu üyeleri, teknik heyet ve oyuncular, Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan’ı ziyaret etti.

Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, Edirne Belediyesi Edirnespor TKBL normal sezon son maçında Fenerbahçe’ye 79-58 mağlup olmasına rağmen Botaş’ın da Canik Belediye karşısında kaybetmesi sonucu ligi 8.sırada tamamlayıp Play-Off’a kalarak gelecek sezon Avrupa Kupalarına katılmaya hak kazanan, Edirne Belediyesi Edirnespor Bayan Basketbol Takımı oyuncularını ve kulüp yöneticilerini tebrik etti.

Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, “Play of başarısı için bütün sporcularımızı tebrik ediyorum. Spor da amaç, hep ileriye gitmek, daha yukarıya çıkmak, daha başarılı olmak. Bu anlamda Edirne Belediyesi Kadın Basketbol Takımımız gerçekten performansı yüksek başarılı bir sezon geçirdi. Umut ediyorum ki önümüzde ki yıl daha da başarılı olacağız. Daha da iyi olacağız. Edirne’de spor adına, sporun tüm branşları adına güzel gelişmeler var. İki futbol takımımız var. Önümüzde ki yıl ikisi de bölgesel amatör ligde mücadele edecek. Onları birleştirmeye çalışıyoruz. Diğer taraftan kadın basketbol takımımız önümüzde ki günlerde play-off’ta mücadele edecek. Onların çok başarılı bir sezonu oldu. Kısıtlı bütçelerimizle şehir olarak küçük bir nüfusumuzla çok büyük devleri yenerek bu noktalara geldik. Başta kulüp başkanımız, kulüp yönetimimiz, sporcularımız ve teknik heyetimiz olmak üzere hepinizi canı gönülden tebrik ediyorum. Edirne’yi gururlandırdınız. Tabi sezon sonunda aramızdan ayrılacak olanlar var. Bu işler böyle yürüyor. Hepsine çok teşekkür ediyorum. Hepsinin bu başarı oranında çok ciddi katkısı oldu. Önümüzde ki yıl tekrar beraber olur muyuz, bilemiyorum; buna yönetim karar verecek. Ama her nerede olurlarsa olsunlar ben gönüllerinin bir kısmının hep Edirne’de kalacağını biliyorum. Kendilerine tekrar hem sağlıklı bir yaşam hem de sağlıklı bir spor hayatı diliyorum.” dedi.

Edirne Belediyesi Edirnespor Basketbol Kulübü Başkanı Murat Boyacıoğlu “Edirne Belediye Edirnespor ailesi olarak bizde elimizden gelen özveriyle ve mücadeleyle bugünlere geldik. Hep beraber güzel bir aile olduğumuzu kanıtladık. Sayın Recep Gürkan başta olmak üzere Edirne Belediyesi çalışanlarına ve Edirne halkına ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Edirne Belediye Başkanımız Recep Gürkan’nın katkısı olmasaydı bizim bunu başarmamız çok zordu. Sezon içinde ‘Edirne Belediyesi para vermese bu takım deplasmana bile gidemez’ dediler. Evet doğru, belediyemizin katkısı olmasaydı deplasmana bile gidemezdik. Biz hep birlikte, belediyemiz ile, belediye başkanımız ile, yöneticilerimiz, oyuncularımız, teknik heyetimiz ve taraftarımız ile bu zorlukların üstesinden geldik ve başarılı olduk. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.

Ziyaret sonunda, oyuncuları, teknik heyet ve kulüp yöneticileri, Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan ile hatıra fotoğrafı çektirdiler.

Belediye Başkan Yardımcıları Çiğdem Gegeoğlu ve Hakan İşcan’da, takım oyuncularını tebrik ederek, kendilerine hediyeler vererek, hatıra fotoğrafı çektirdiler.

Haber bülteninde kullanılmak üzere fotoğraf mevcut

0

Veteriner Hekim Dr. Olcay Karaman Liberel Demokrat Parti’nin Edirne 1.sıra milletvekili  adayı oldu.

2. sırada Uçay Çabalar, 3. sırada da Müge İlgen yer aldı.

Kesanhaber.net  sitemizin de yazarları arasında bulunan Karaman,partinin genel başkanı Cem  Toker’in ricası üzerine adaylığı kabul  ettiğini belirterek,”Siyasi alanda da yöreme hizmet için aday oldum.”şeklinde konuştu.

 

 

 

Avrupa Parlamentosu Milletvekili Turizm ve Ulaşım Komisyonu Başkanı Michael Cramer, EDOSK’un davetlisi olarak geldiği Edirne’de Vali Dursun Ali Şahin’i makamında ziyaret etti.
Edirne Vali Yardımcısı Mustafa Serdar Bakır, Edirne Doğa Sporları Kulübü’nün (EDOSK)başkanı Bülent Bacıoğlu ve beraberindeki heyet ile birlikte Vali Dursun Ali Şahin’i makamında ziyaret eden Avrupa Parlamentosu Milletvekili Turizm ve Ulaşım Komisyonu Başkanı Michael Cramer, “Demir Perde diye sınırı tarif edilen bölgelerde turizm odaklı ‘Eurovelo’ bisiklet rotası oluşturduk. Eurovelo’nun şu anda 14 uzun rotası bulunuyor. Eurovelo bisiklet rotaları ağının en ilginç ve uzun olanlarından biri de Finlandiya’dan başlayıp şu ana kadarki çalışmalar sonucu Bulgaristan – Türkiye sınırında biten Eurovelo-13 yani Demir Perde Bisiklet Yolu’dur (IronCurtainTrail). Rota, 14 AB üyesi de dâhil olmak üzere, 20 farklı ülkeden geçiyor ve toplamda da 10 bin 400 kilometreden oluşuyor. 3 Avrupa denizini gören rota ilginç flora ve fauna ile birçok ulusal parka eriştiği gibi çok sayıda manzaralı yerlerden geçer de geçiyor. Ayrıca rota üzerinde 14 UNESCO kültürel ve doğal mirası da bulunmaktadır. Edirne ve Trakya’da rotaya dâhil edilen güzergâhları görmek adına EDOSK’un davetlisi olarak Edirne’ye geldim. Birkaç girişimlerde bulunacağız ve burada pedal çevirdiğimiz bölgeyi inceleme şansımız olacak” dedi.
Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Edirne Valisi Dursun Ali Şahin ise, “EDOSK’un çalışmalarını yakından takip ediyorum. Kendilerini bu işe ön ayak oldukları içinde tebrik ediyorum. Edirne ve Trakya’nın böyle bir organizasyona dahil edilmesinin oldukça önemli olduğunu düşünüyorum. Edirne’de UNESCO listesine giren eserler var” şeklinde konuştu.
Vali Şahin, Avrupa Parlamentosu Milletvekili Turizm ve Ulaşım Komisyonu Başkanı Michael Cramer’e günün anısına üzerinde Edirne motiflerinin işlendiği çini bir tabak hediye etti.

Çanakkale Valiliği tarafından organize edilen IV. Çanakkale Şehitlerine Saygı Bisiklet Turu 04-05 Nisan 2015 tarihlerinde Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkında gerçekleştirildi.

Türkiye’nin dört bir yanından yaklaşık 3500 bisikletçinin pedal çevirdiği Saygı Turuna Keşan DOÇEK de katıldı.

Çanakkale bölgesi için oldukça sakin sayılabilecek bir havada pedal çeviren bisikletçiler Şehitler Abidesinde yapılan tören ve saygı duruşunun ardından Kilitbahir Namazgah Tabyalarında Katılım Belgesi ve madalyalarını alarak Keşan’a döndüler.

Keşan DOÇEK Başkanı Hakan EŞME, “Çanakkale Savaşının 100. yılında, böylesi anlamlı etkinlikte ülkenin dört bir yanından gelen bisikletçilerle aynı ortak ülkü etrafında pedal çevirmenin sözcüklerle anlatılamayacağını, söyledi ve bu etkinliğin gerçekleşmesi için destek olan Keşan Belediyesi’ne de teşekkür etti.

0

 

MHP Milletvekili Aday Adayı Gürsel Şimşek, Meriç’e bağlı Adasarhanlı köyünü ziyaret etti. Köyde büyük ilgi gören Şimşek, “Kötü gidişata çiftçi adına itiraz ediyorum” dedi

MHP Milletvekili Aday Adayı Gürsel Şimşek, köy köy ziyaret ederek seçim çalışmalarını sürdürüyor. Şimşek, Meriç’e bağlı Adasarhanlı köyünü ziyaret ederek vatandaşlarla görüştü. Muhtar İbrahim Dalkıran’ı makamında ziyaret eden ve bilgi alan Şimşek, tamamında çeltik üretimi yapılan köy arazilerinin su altında bulunmasına tepki gösterdi. Ardından köydeki kahvehanelerde vatandaşlarla bir araya gelen Şimşek, “Köylümüzün durumu hiç iç açıcı değil. Köylümüz kendisinden olan kişiyi meclise göndermeli ve o kişiyle birlikte hakkını cesaretle aramalı. Ben bu kötü gidişata çiftçi adına itiraz ediyorum. Çiftçilikten gelen biri olarak sorunları çözmek için yola çıktım. Vereceğiniz destekle çiftçimizin yüzünün güleceği günler yakın” dedi.
BANKALARDAN ÇIKAMIYORUZ
Köylerde hayvancılığın da bitme noktasına geldiğini aktaran köylüler, “Bankalardan çıkamıyoruz. Kredi borçlarımız gırtlağa dayanmış durumda. Bir de yaşanan su baskını sonucu bu sene çok daha zorda kalacağız. Allah yardımcımız olsun, işimiz çok zor” diyerek dert yandı. Bunun üzerine Şimşek, “Seddelerde bir araştırma yapıldığını ve durumun ne kadar kötü olduğunu yetkililerin gördüğünü öğrendik. Çalışmaların en kısa sürede başlaması gerekiyor. Devlet yetkilileri geç bile kaldı. Bu sene çiftçimizin bu tarlalarda ekim yapması ve verim alması zor. Göreve geldiğim takdirde sıkıntıların takipçisi olacağım. Hiçbir sorun boşverilmeyecek ve gereken çalışmaların en kısa sürede başlaması sağlanacak. Çiftçinin yüzü MHP ile gülecek” açıklamasında bulundu.

Nisan ayının ilk haftası, Türkiye’de Kanserle Savaş Haftası olarak kabul edilmiştir. Her yıl 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası’nda, ülkemiz açısından önemi giderek artan kanser hastalığına karşı bilgilendirme, bilinçlendirme ve farkındalık kazandırma amaçlanmaktadır.

Kanser Haftası nedeniyle Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Alper Sevinç akciğer kanseri hakkında bilgiler verdi.

 

Dünya’da her yıl 5 milyon kişinin sigaraya bağlı hastalıklar nedeniyle yaşamını yitirdiği, başka bir deyişle altı saniyede bir kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor. Tütün kullanımının her çeşit kanseri arttırdığını sigaranın başta akciğer kanseri olmak üzere birçok hastalıkta önemli bir faktör olduğunu vurgulayan Gaziantep Üniversitesi, Onkoloji Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Basın ve Hakla İlişkiler Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Alper Sevinç, kanser tedavisindeki son gelişmelerin özellikle sigara içmediği halde akciğer kanserine yakalanan hastalar özelinde olduğunu belirtti:

 

Sigara içmemiş akciğer kanseri hastalarının tedavisinde gelişmeler kaydedildi

 

“Bildiğiniz gibi akciğer kanseri yüzde 80-90 oranında sigaraya bağlıdır. Ancak bu alanda halen istediğimiz gelişmeler, tedavi protokolleri ortaya çıkmadı. Sigara içmemiş akciğer kanseri hastalarının tedavisinde genetik faktörlere odaklanılarak elde edilen yeni tedaviler oldukça yüz güldürücü sonuçlar vermektedir. Bunlardan ilki yaklaşık 10 yıl önce ortaya çıkan genetik olarak EGFR mutasyonu dediğimiz bir mutasyonun saptanması oldu. “Elimizde şu anda Türkiye’de hali hazırda tedavi seçenekleri mevcut. Yani bu mutasyonu belirlediğimiz zaman bir başka tedavi verebiliyoruz. Üstelik bu tedavi bir “kemoterapi değil” diyerek hastalarda kemoterapi ve hedefe yönelik tedaviler konusunda bilinç oluşması gerektiğini şu sözlerle vurguladı: “Hastalar karşımıza geldiklerinde bizden kemoterapi tedavisi bekliyorlar ancak biz onlara kemoterapi dışında hedefe yönelik “kişiye özel” bir tedavi veriyoruz. Bunun dışında ikinci olarak da ALK dediğimiz bir genetik mutasyon var. Bu ikisinin de biyopsi alınan kanser dokusunda genetik testler yapılarak saptanması gerekiyor. Yani önce kişide saptıyorsunuz, sonra tedaviyi veriyorsunuz. Ve tedaviyi vermeniz için de mutlaka öncesinde genetik mutasyonunun varlığını ortaya koymamız gerekiyor. ALK genetik mutasyonunu saptadığımızda kullanabildiğimiz tedavilere de  şu anda ülkemizde hastalar ulaşabiliyor.”

EGFR pozitif hastalarda ülkemizde erlotinib isimli ilaç kullanılabiliyor. Ayrıca ALK pozitif hastalarda ise crizotinib isimli ilaç birinci sıra tedavi olarak kullanılmaktadır.

 

Hangi aşamada test yapmalı?

Akciğer kanserinin temel olarak küçük hücreli akciğer kanseri ve küçük hücreli olmayan akciğer kanseri olmak üzere ikiye ayrıldığını belirtenProf. Dr. Alper Sevinç söz konusu tedavilerin küçük hücreli olmayan akciğer kanserleri için geçerli olduğunu belirterek şöyle konuştu:

 

“Küçük hücreli olmayan akciğer kanserlerini de yassı epitel hücreli ve yassı epitel hücreli olmayan şeklinde ikiye ayırıyoruz. Yeni tedavi seçenekleri küçük hücre dışı akciğer kanserinde, ancak yassı hücreli epitel olmayan tipinde ortaya çıktı. Dolayısıyla karşımıza hasta geldiğinde eğer bu şartları yerine getiriyorsa o zaman hastada genetik mutasyona bakmak gerekiyor. Ancak ülkemizde her yerde bu testler yapılamıyor. Bazen hastada teste bakılmadan bu tedaviye başlamak zorunda kalınabiliyor. Ve ilginçtir ki bu hastalarda kemoterapi diğer hastalarda etki ettiği kadar etki etmiyor. Dolayısıyla, bu hastaların mutlaka genetik olarak test edilmesi gerekiyor. Ülkemizde birçok merkez artık bu EGFR mutasyonu ve ALK mutasyonuna bakıyor. Hatta bazı merkezlerde yeni tespit edilen ROS, c-met gibi diğer genetik mutasyonlara da bakılabiliyor.”

 

Kişiye özel tedaviyi hastalar nasıl anlıyorlar?

 

“Aslında kişiye özel lafı çok önemli çünkü bazen hastalar gelip bize soruyor: ‘Hocam, ben aynı tanıya sahip başka bir hastayla tanıştım ama o bu ilacı kullanmıyor, bana neden veriyorsunuz?’ diyor. O zaman şöyle açıklıyoruz: ‘sizde bir genetik mutasyon var ama onda bu genetik mutasyon yok’. Dolayısıyla kişiye özel oluyor. Bu kişiye özel tedaviler kanser tedavisinde yaklaşık 15 yıldır kullanılıyor ancak birçok kanser tedavisinde kişiye özel tedavi uyguladığımız halde akciğer kanserindeki gelişmeler son 5 yılda daha da ileri gitti. Bu alanda artık hastaları önceden ayırt etmek gerekiyor. Dolayısıyla hastaların bu konuda farkındalığının arttırılması gerekli. Çünkü halen ülkemizde birçok hasta aslında genetik mutasyonu olup olmadığını veya bakılması gerekip gerekmediğini bilmiyor.

 

Kanser aşısı yolda mı?

“Özellikle bağışıklık sisteminin güçlendirildiği ilaçların artık bu tedavinin içine girmesi sonucunda immuno-onkoloji adı verilen bağışıklık sistemini ilgilendiren alanda önemli gelişmeler yaşandı. Özellikle akciğer kanserinde geçen yıl aşı tedavilerini konuşuyorduk. Bu tedavi şekillerine geçelim mi? Aşı tedavisinin faydası olur mu?’ diye pek çok soru soruluyordu. Aradan geçen bir yıl içinde büyük gelişmeler oldu ve bağışıklık sistemini güçlendiren ancak direkt aşı olmayan bazı ilaçlar ortaya çıktı. Bu tedavi seçenekleri umut vaad eden yöntemler olarak karşımıza çıkıyor. Hatta son çalışmalarda gösterilen ufuklara bakılırsa önümüzdeki dönemlerde immuno-onkolojik ajanlar tedavilerde daha ön basamaklara gelebilecek.”

Kanser erken teşhis edildiği takdirde tam olarak şifaya kavuşabilen bir hastalıktır

Ülkemiz açısından önemi her yıl giderek artan kanser hastalığına karşı bilgilendirme, bilinçlendirme ve farkındalık kazandırma amacıyla Nisan ayının ilk haftası Kanserle Savaş Haftası olarak kabul edilmiştir.Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Gökhan Demir kanser alanında son yıllarda dünyadaki devrim niteliğindeki gelişmelerden bahsetti.

Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Gökhan Demir “Kanser tedavisi son yıllarda çok önemli devrim niteliğinde gelişmelere değişmelere sahne oluyor. Bu konudaki en önemli gelişmelerden bir tanesi eskiden kanser tedavisinde sadece cerrahi, radyoterapi ve kemoterapi kullanılırken, son 10 yılda özellikle genetik ve moleküler biyoloji alanındaki gelişmeler kanserde var olan genetik bozuklukları çok daha iyi tanımamıza, hangi genetik bozukluğun kanserin artmasına çoğalmasına ve yayılmasına yol açtığını anlamamızı sağladı” diyor.

Kimya alanındaki gelişmelerin kanserin artmasına yol açan gendeki bozukluğu hedefleyen ilaçlar ortaya çıkmasını sağladığını belirten Prof. Demir: ‘‘Biz bunlara akıllı moleküller, kişiye özel tedaviler diyoruz. Gerçekten bazı kanser türlerinde bugün hiç kemoterapi yapmadan sadece bu akıllı moleküller ve hedefli tedavilerle kanseri ileri evrelerinde bile kontrol altında tutuyoruz. Bugün akciğer kanserlerin bazı türlerinde en ölümcül cilt kanserlerinden olan malign melanomda veya böbrek kanserlerinde bu tür akıllı moleküllerle özellikle gendeki bozukluğu hedefleyen moleküllerle başarı sağlayabilmemiz çok heyecan verici’’ dedi.

“Bağışıklık sistemini uyararak kanserle mücadele eden tedaviler yakında ülkemizde

Prof. Dr. Gökhan Demir kanser alanındaki ikinci önemli gelişmeyi ise şöyle anlatıyor: ‘‘Bağışıklık sistemi bugüne kadar kansere karşı daha pasif duran bir sistemdi, yeterli derecede kansere karşı etkili olamıyordu. Son iki yıl içinde geliştirilen yeni moleküllerle artık vücudun hücrelerini kullanarak yani bağışıklık sistemini uyararak kanserle mücadele etme konusunda çok önemli başarılar kaydediyoruz. Akciğer kanseri ve melanomdaki bu tedaviler ABD’de ve Avrupa’da onaylandı. Yakın zamanda Sağlık Bakanlığı’nın onayı ile bu ilaçları ülkemizde de kullanmaya başlayacağız.’’

Kanser üç yönlü değerlendirilmesi gereken bir konu: Korunma, Erken Tanı, Tedavi

Prof. Demir “Kanser alanında her zaman üstüne basarak dile getirdiğimiz üç önemli konu korunma erken tanı ve tedavidir. Türkiye kanser tedavisi konusunda bütün çevre ülkelerin lider konumunda bir ülke artık. Balkanlar, kuzey Afrika, kuzey Karadeniz’in üst bölgesindeki ülkelerden hastalar Türkiye’ye tedavi için geliyor. Ancak kanserde tek alan sadece tedavi yetmiyor, kanserden korunma ve erken tanı için tarama testlerinin yapılması da en az tedavi kadar önemlidir” diyerek halkı uyarıyor.

Kanserden korunmak için Akdeniz diyeti

Korunma için düzenli egzersiz yapmanın ve beslenmenin önemine değinen Prof. Demir Akdeniz diyetini  öneriyor ve bol miktarda meyve, sebze, balık ve zeytinyağlı tüketilmesi, yağ olarak doymuş yağları değil zeytinyağının tercih edilmesi gerektiğinin altını çiziyor ve devam ediyor ‘‘Aşırı tuzdan, aşırı beyaz şekerden, aşırı beyaz undan, doymamış yağdan ve işlenmiş gıdalardan kaçınacağız. Özellikle yaz aylarında güneş ışınlarına direkt maruz kalmaktan kendimizi ve çocuklarımızı koruyacağız. Bütün bunlar kanserden korunmak için alabileceğimiz çok basit önlemler. Şunu bilmeliyiz ki; bunları yapan kişilerin de kanser riski maalesef sıfır olmaz. Belli bir yaştan itibaren kanser tarama programlarına katılmamız gerekiyor. Kanser erken teşhis edildiği takdirde tam olarak şifaya kavuşabilen bir hastalıktır.”

Kadınlar jinekolojik muayenelerini, erkekler prostat kontrollerini ihmal etmemeli

Her kadının cinsel hayat ile birlikte yıllık olarak jinekolojik muayenelerini yaptırması gerektiğini vurgulayan Prof. Demir, 40 yaşından itibaren mamografi çektirilmesi için kadınları; kolonoskopi yapılması konusunda 45 yaşını geçmiş herkesi uyarıyor. 40 yaşını geçmiş erkeklere ise prostat kontrollerini yıllık olarak yapmalarını hatırlatıyor. Vücudunda aşırı derecede ben olan sarışın ve açık tenli insanların yılda bir defa dermatolojik muayeneden geçmesi gerektiğini ekleyen Prof. Demir, bu önlemlerin kanser oluşma sıklığını yüzde 25 ile 30 oranında azalttığını belirtiyor.

Prof. Dr. Gökhan Demir Türkiye’de ön plana çıkan kanser türleri hakkında şu bilgileri veriyor: ‘‘Türkiye’de özellikle akciğer kanserleri çok önemli bir sorun. Bugün hala akciğer kanserleri erkeklerde en sık gördüğümüz kanserler arasında birinci sırada çünkü hala çok yüksek oranda sigara kullanan bir toplumuz. Bu oran azalıyor ama koruyucu önlemlerin kanser sıklığında azalmaya yol açması için 5-10 yıllık bir süre gerekiyor. Türkiye’de kadınlarda da sigara kullanma oranının arttığı bir dönemde olduğumuz için ne yazık ki akciğer kanserleri kadınlarda da artış gösteren bir kanser türü haline geldi. Türkiye kanser konusunda bir değişim sürecinde. Artık Batılı kanser tipleri olan prostat, meme ve kalın bağırsak kanserlerine daha fazla rastlandığını görüyoruz. Geçtiğimiz yıllarda mide kanserleri, kalın bağırsak kanserine oranla daha sık rastlanırken, bugün mide kanserlerinde bir azalma söz konusu.’’

Günümüzde bazı kanser türlerine karşı geliştirilmiş testler ve tarama programlarından bahseden Prof. Demir ailesinde hiçbir risk faktörü taşımayan, kendisinde hiçbir şikayet olmayan tamamıyla sağlıklı insanların da belli yaşlardan itibaren mamografi, SMEAR Testi, PSA Testi, kolonoskopi ile ben takibi yaptırmaları gerektiğini hatırlatarak sözlerini tamamlıyor.

 

Kanser Haftası’nda akciğer kanseri tedavisinde gelecekte bizi nelerin beklediğini anlatan Türk Akciğer Kanseri Derneği (TAKD) Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Nil Molinas Mandel, “Çok yakın bir gelecekte eskiden metastazlı akciğer kanseri için 3-6 ay dediğimiz yaşam sürelerinde ciddi bir artış göreceğiz. Biz 1 yıllık yaşam süresine baktığımız zaman eskiden yüzde 15-20 olan oran, bugün %60’lara çıktı” dedi.

 

Akciğer kanserinin erkeklerde en sık görülen kanser türü olduğunu belirten Prof. Dr. Nil Molinas Mandel, sigara içme oranındaki artışa paralel olarak kadınlarda da görülme oranlarının giderek arttığını belirtti; kanser-sigara ilişkisini vurgulamanın yanı sıra en yeni tedavi seçenekleri hakkında bilgiler verdi.

 

Her hastaya aynı tedavi mi?

Prof. Dr. Nil Molinas Mandel, akciğer kanserinin günümüz tedavi yaklaşımındaki değişimleri şu sözlerle açıkladı: “Öncelikle, akciğer kanserini kabaca küçük hücreli ve küçük hücreli dışı kanser olarak iki alt gruba ayırıyoruz. Küçük hücreli dışı akciğer kanserlerinin alt gruplarını belirlemek ve uygun hastalarda, tümörün genomik yapısını, mutasyon varlığını araştırarak tedavi planlamak standart yaklaşım oldu. Çok yakın bir gelecekte, bazı moleküllerin hem yan etkilerini hem etki mekanizmalarını tanıdıkça, sayıları giderek artacak uzun bir ilaç listesi oluşacak. Bu ilaçlarla, eskiden metastazlı, ileri evre akciğer kanseri için 3-6 ay dediğimiz yaşam sürelerinde ciddi bir artış göreceğiz. Biz 1 yıllık yaşam süresine baktığımız zaman eskiden yüzde 15-20 olan oran, bugün %60’lara çıktı. Yani, hastaların yarısından fazlası metastazlarına rağmen, 1 yılın üzerinde yaşayabilir hale geldi. Dolayısıyla akciğer kanseri tedaviden istifade edebilen bir kanser türüdür diyebiliriz.”

 

Tümörün genomik yapısını, mutasyon varlığını araştırmak için yeterli doku örneğinin önemini vurgulayan Prof. Dr. Nil Molinas Mandel,yeni tedavi seçimi sürecini şu sözlerle anlattı: “Biyopsiyi yapan göğüs hastalıkları uzmanlarına veya girişimsel radyologlara ya da cerrahlara çok iş düşüyor. Önemli olan, uygun yerden ve uygun miktarda biyopsi materyali almak. Daha sonra patologların bu alınan doku örneklerini, dokuyu çok harcamadan, değerlendirmeleri gerekiyor. Alınan biyopsi örneklerinde, küçük hücreli dışı akciğer kanseri tanısı konmuşsa, bunların özel boyalarla skuamöz ya da nonskuamöz akciğer kanseri olduğunu belirlemek gerekir. Ondan sonra da kalan hücre bloklarından veya doku örneklerinden mutasyon araştırmalarının yapılması istenir. Diğer bir deyişle, kanserli dokuda EGFR  ,ALK, KRAS, ROS gibi pekçok farklı gen mutasyonlarının varlığına bakılması gerekir”.

 

Prof. Dr. Nil Molinas Mandel, kemoterapi, radyoterapi gibi uygulamalar hakkında soruları şöyle yanıtladı:

 

Akciğer kanserinde yeni ilaçlar var mı? Kemoterapi son bulacak mı?

“Küçük hücreli dışı akciğer kanserlerinde belli bir alt grup hastada testler sonucunda EGFR gen mutasyonu varlığı gösterilmişse, birinci seçim olarak kemoterapi yerine direkt hedefe yönelik tedavilerden faydalanma şansı var. ALK mutasyonları ise genelde EGFR mutasyonu saptanmayan, adenokanser alt gruplarından küçük bir grupta (%3-5’lik bir grupta) saptanıyor. Hedefe yönelik tedaviler, akciğer kanserli hastalar için çok önemli bir gelişme oldu.

 

ALK mutasyon varlığı saptanmış olan hastalarda, hedefe yönelik tedavilerle oldukça olumlu sonuçlar elde edilmekte, dirençli hastalarda bile hem sağkalımı uzatmakta, hem cevap oranları artmakta, hem de kaliteli bir yaşam imkanı sağlanmaktadır. Tedavinin etkin olması için, tabi ki, bu mutasyon testlerinin çok doğru yapılıyor olması önemli. Bazen ALK mutasyonu bazı laboratuvarlarda pozitif çıkıyorken, bir başka laboratuvarda aynı materyalde mutasyon saptanamıyor. Onun için hedef, bunlarda tam dengeyi oluşturmak ve güvenilir bir laboratuvarla çalışmak; diğer bir deyişle laboratuvarların standardizasyonunu sağlamak. Eğer doğru yapılmış testlerle hareket edecek olursak, bu ilaçların sonuçları gerçekten çok olumlu. %5’lik bir hasta grubu olmakla beraber, bu küçük grupta oldukça önemli bir semptom kontrolü sağlanıyor ve yaşam kalitesinde artışla beraber, yaşam süresinde de uzama ortaya çıkıyor.

 

Küçük hücreli akciğer kanseri ise, biraz daha hızlı çoğalan ve çok kolay metastaz yaptığı için de, çoğu kez karşımıza metastazlı hastalıkla gelen bir kanser tipi. Bu kanser türünde özellikle hastalara çok hızlı bir evreleme yapmak gereklidir. Böylece, göğüs boşluğunda sınırlı ya da metastaz yapmış, yaygın evre hastalık ayrımını yapmak önemlidir. Çünkü hastalık, göğüs kafesinde sınırlı ise, biz bunlara hemen kemoterapi ve radyoterapiyi eşzamanlı olarak başlıyoruz. Arkasından da hiç metastaz olmasa bile beyine koruma tedavisi olarak radyoterapi ekliyoruz.”

 

Tedavideki güncel durum nedir?

Metastazlı hastalar için sistemik kemoterapinin hala standart tedavi olduğunu belirten Prof. Dr. Nil Molinas Mandel, tedavilerin evrelere göre değişiklik gösterdiğini bildirdi. “Örneğin erken evre hastalıkta cerrahi ön planda iken, lokal ileri hastalıkta kemoradyoterapi ile tedaviye başlamak uygun oluyor. Kemoterapi ile ilgili olarak 1995’te ‘yapılsın ya da yapılmasın’ tartışması varken, bugün artık ileri evre hastalıkta platin bazlı kombine kemoterapi, standart tedavi haline gelmiş durumda. Yan etkileri kontrol altına almak için mutlaka B12 vitamini ve folik asit desteği gerekiyor. Geçmişte akciğer kanserine kemoterapi yapılıp yapılmaması konuşulurken, bugün için akciğer kanserinde idame tedavisi bile uygulanmaktadır. Normalde 4-6 tur kemoterapi yapılıp tedavi kesilirken, günümüzde, hücre yapısına bakarak, uygun hastaların tedavisine devam edilebilmektedir. Kemoterapinin bir başka kullanım alanı ameliyatlardan sonraki uygulamalardır; hasta ameliyat olsa bile bazı hastalarda koruyucu tedaviler (adjuvan tedavi) de gerekiyor. Tümör çapına, histolojik alt grubuna ve lenf bezi tutulumuna, hastanın performans durumuna ve mevcut diğer hastalıklarına bakarak, adjuvan tedavi için karar veriyoruz” diyerek idame tedavilerinin yaşam süresini uzattığını ifade etti.

 

Radyoterapi uygulamaları gelişiyor mu?

“Radyoterapi tekniklerinin de çok ilerlediğini vurgulamak gerekiyor. Yoğunluk ağırlıklı radyoterapi, görüntü kılavuzluğunda radyoterapi gibi yeni teknolojilerle, sağlam dokular korunarak, sadece hasta bölgelere tedavi veriliyor. Bazen de küçük bir kanser odağı, ameliyatsız olarak sadece radyocerrahi ile, yani stereotaktik vücut ışınlaması dediğimiz yeni bir yöntemle kontrol edilebiliyor. Yine beyin metastazları için aynı şeyler söz konusu. Beyinde, eskiden 3 metastazı olan hastalara cerrahi yapılmaz, tüm beyin radyoterapisi uygulanırdı. Oysa şimdi, tüm beyin radyoterapisi yerine stereotaktik radyoterapi ile tedavi etmek mümkün.  Beyindeki metastaz küçük ise, ilk önce sadece o bölgeye stereotaktik radyoterapi yapılıp, hasta takibe alınıyor; eğer, ihtiyaç olursa daha sonra tüm beyin ışınlaması yapılıyor. Fakat bu tedavileri uygularken, çok bilinçli olmak ve kemoterapi ve radyoterapinin yanı sıra, iyi bir destek tedavisi sağlamak gerekir. Hastaların yaşam kalitesini yüksek düzeyde tutmak, enfeksiyonlardan korunmak, hem beslenme koşullarına hem yaşam tarzına dikkat etmek gerekiyor. Bunlar yaşam süresini gerçekten uzatabilen faktörler…”

 

Farklı alanlarda kaydedilen gelişmeler nelerdir?

“İleri evre akciğer kanserinin tedavisinde, tüm bu tedavi seçenekleri ile yaşam süresi uzamış ve yaşam kalitesi artmış olmakla beraber, hala sonuçlar yeterince tatmin edici değildir. Son yıllarda, immünoterapi alanında akciğer kanserli hastalar için ümit verici gelişmeler kaydediliyor. Hatta rutinde uygulamakta olduğumuz tedavilerin başarısız olduğu olgular için bile, akciğer kanserine karşı immün(bağışıklık) sistemi kullanan yeni ilaçlar umut kapısı açıyor. Akciğer kanserinde immünojenitenin zayıf olduğu düşünülmekte iken, yakın zamanlarda immün-hedefli tedavilerin bu kanser türünde de etkin olduğu gösterildi. İmmünite esaslı akciğer kanseri tedavileri içinde monoklonal antikorlar, nivolumab gibi checkpoint inhibitörleri, tedavi edici aşılar ve adoptif T hücre transferi gibi uygulamalar sayılabilir.”

 

Akciğer kanserinde sigara %85-90, genetik faktörler %10-15 oranında etkili!

Akciğer kanserinin %85-90 oranında sigara kaynaklı olduğunu belirten Prof. Dr. Nil Molinas Mandel, “Uzun süre sigara içmiş bir kişi, sigarayı bıraksa bile, akciğer kanseri olma riski tamamen sıfırlanmıyor; ancak, giderek azalan bir eğri ortaya çıkıyor. Pasif içicilik söz konusu olduğunda, sigara içenlerin yanındakilerde de akciğer kanseri görülme riskinin 2 katı arttığını görüyoruz. Tabi tek faktör sigara değildir. Sigaranın yanı sıra asbest ya da hava kirliliği, çeşitli çevresel faktörler, başta radon gazı olmak üzere çeşitli kimyevi maddeler akciğer kanserinin ortaya çıkmasında rol oynuyor. Bunun yanı sıra, bazen de hiçbir risk faktörü olmayan, sigara içmemiş gencecik kişilerde de kanser görebiliyoruz. Genetik sorusu hep ortada kalmakla beraber %10-15 civarında genetik faktörlerin de rol oynayabileceğini biliyoruz” dedi.

 

 

Süleymanpaşa Belediye Başkanı Ekrem Eşkinat, “Hoş Geldin Bebek” projesi kapsamında Süleymanpaşa Belediyesi ekipleri tarafından her gün ziyaret edilip yeni doğum yapan annelere verilen bebek paketleri projesine desteklerinden dolayı Tekirdağ Devlet Hastanesi ve Tekirdağ Yaşam Hastanesi’ni başhekimlerini ziyaret etti.
İlk olarak Tekirdağ Devlet Hastanesi’nin kapısını çalan Eşkinat’ı Tekirdağ Devlet Hastanesi Başhekimi Atakan Eren karşıladı. Projeye desteklerinden dolayı Eren’e teşekkür eden Eşkinat, kendisine Süleymanpaşa Belediyesi çikolatası ikram etti.
Tekirdağ Devlet Hastanesi personelini de unutmayan Başkan Eşkinat; yeni doğan biriminde bulunan hemşirelere de her Gün Süleymanpaşa Belediyesi personeline yardımcı oldukları için teşekkür ederek Süleymanpaşa Belediyesi çikolatası armağan etti.
Yeni doğum yapan anneleri de ziyaret eden Süleymanpaşa Belediye Başkanı Ekrem Eşkinat, Süleymanpaşa’nın yeni sakinlerini severek “Hoş Geldin Bebek” projenin bebek kutularından hediye etti.
Tekirdağ Devlet Hastanesi ziyaretinin ardından Tekirdağ Yaşam Hastanesi’ne geçen Süleymanpaşa Belediye Başkanı Ekrem Eşkinat, Yaşam Hastanesi Başhekimi Ekrem Çömez’i ziyaret etti.
Bir süre Başhekim Çömez ile “Hoş Geldin Bebek” projesi ve Süleymanpaşa’nın genel durumu hakkında konuşan Eşkinat, Çömez ile birlikte yeni doğum yapan aileleri ziyaret edip bebek kutusu hediye etti.
Tekirdağ Yaşam Hastanesi yeni doğan servisi personelini de unutmayan Eşkinat, hemşirelere Süleymanpaşa Belediyesi ekipleri ile işbirliği içinde oldukları için teşekkür ederek hediyeler verdi.

Süleymanpaşa Belediye Başkanı Ekrem Eşkinat, Süleymanpaşa Belediyesi Dost Eli Aşevi’nde hazırlanan ve ihtiyaç sahibi Süleymanpaşalıların evlerine kadar bırakılan yemekleri vatandaşlara kendi elleri ile teslim etti.
DAĞITIMI EŞKİNAT YAPTI
Süleymanpaşa Belediyesi Dost Eli Aşevi’ne gelen Başkan Eşkinat, aşevinin faaliyetlerini yerinde incelerken ihtiyaç sahibi vatandaşların yemeklerini hazırlanış aşamasından teslimata kadar takip etti.
Yapılan araştırmalar sonucu evinde sıcak yemek yeme imkanı bulunmayan vatandaşları tespit eden Süleymanpaşa Belediyesi ekiplerinin yüzlerce kişi için her gün 4 çeşit yemek hazırlayıp dağıtım yaptığı Aşevi’nde incelemelerde bulunan Eşkinat, etli kuru fasülye, pirinç pilavı, cacık ve tatlı’dan oluşan günlük menünün dağıtımını kendisi yaptı.
Daha önceden belirlenen adreslere dağıtım ekibiyle birlikte giden Eşkinat yemekleri kendisi teslim ederken vatandaşlarla sohbet etti.
EŞKİNAT: “ONLARCA AİLEYE 4 ÇEŞİT YEMEK ULAŞTIRIYORUZ”
Yemeklerin lezzeti ve miktarı hakkında vatandaşların görüşlerini alan Başkan Eşkinat, gerçekleştirilen hizmetten duyulan memnuniyetini dile getiren vatandaşlara yaptığı açıklamada; “Şuanda Süleymanpaşa Belediyesi Dost Eli Aşevi açılalı sadece bir ay oldu. Aşevimiz daha çok yeni olmasına rağmen her gün evinde sıcak yemek yapma imkanı bulunmayan onlarca aileye 4 çeşit yemek dağıtımı yapıyor. Usta aşçılarımız tarafından hazırlanan gıda mühendislerimiz tarafından da kontrolü yapılan yemeklerimiz güleryüzlü personelimiz ile vatandaşlarımızın kapılarına kadar ulaşıyor. Ben de bugün sizleri görerek memnuniyetinizi öğrenmek istedim.” dedi.
“SÜLEYMANPAŞA’DA KİMSENİN AÇ KALMAMASI İÇİN UĞRAŞIYORUZ.”
Açıklamalarına devam eden Eşkinat; “Süleymanpaşa’da kimsenin aç kalmaması için uğraşıyoruz. Bu hayali gerçekleştirmek için ilk olarak aşevimizi hizmete soktuk. Şuan da oldukça başarılı işler çıkarıyoruz. Ancak şuan günde 1 kez dağıtım yapabiliyoruz. Ulaşabildiğimiz kişi sayısını arttırıp, günde 3 öğün yemek dağıtımı yapabildiğimiz zaman hayalim gerçek olacak.” İfadelerini kullandı.

Enez pazarından dönen kamyonet Karahisar köyü yakınlarında hatalı sollama yapınca şarampole devrildi. kazada 3 kişi yaralandı.

Yusuf Çatmakaş yönetimindeki 22 RC 368 plakalı kamyonet   Karahisar köyü yakınlarında önündeki aracı  solladığı sırada direksiyon hakimiyetini kaybeden sürücü aracı şarampole devirdi.

Kazada sürücü ile birlikte Özgür Çatmakaş ve Olcay Filcan yaralandı.

Binlerce yıllık tarihe sahip Enez ilçesi…

Bugün bu şirin ilçenin başka bir yüzünü gördüm..

Şimdiye kadar yüzlerce defa gittiğim Enez’de  bu kötü manzarayı ilk defa görüyorum.

Hem de denize giden yolun birkaç yüz metre ilersinde…

Bir dost aradı ve  ilçenin saklanan yüzünü bize gösterdi.

Burası meşhur Enez çöplüğü.Her yer naylon poşet dolu. Belediyeye ait bir araç çöpleri düzeltmeye çalışıyor.Çöplüğün yanı orman. Enez’e can veren orman. Ağaçların altları ve gövdeleri naylon poşetler tarafından adeta sarılmış.Ağaçlar “İmdat”diye bağırıyor adeta. Çöpler orman içine ve yanındaki çayıra dağılmış.Hayvanlar da çevrede otluyor.

Orman kenarında biraz ilerliyoruz. ‘2 tane buyükbaş hayvan ölüsü.Buraya traktör ile bırakılmışlar.Yani denize giden yola 100 metre mesafede orman kenarında.

Neden öldükleri belli değil.Acaba bulaşıçı bir hastalıktan mı… Belli değil. Sahibi de belli değil. Kulak küpeleri yok edilmiş.

Vahşi hayvanlar bir tanesini yemişler kemikleri kalmış sadece.Diğerinin de yarısı yenmiş.Etraf leş kokuyor.Yakınlarda da hayvanlar otluyor.

Biraz ötede yol kenarında bir köpek ölüsü daha. Birkaç günden beri burada imiş.

İçimden geçiriyorum. “Vay be Enez sen neymişsin”diye.

İyide bunları gören yok…

İlçe Tarım Müdürlüğü ile Belediye’ye haber verdik. Durumun vahametini anlattık.

İnşallah gereği yapılmış ve bu hayvanlar gerektiği şekilde gömülmüştür.

 

0

MHP Milletvekili Aday Adayı Gürsel Şimşek, Meriç’e bağlı 5 köyü birden ziyaret etti. Şimşek’e dert yanan köylüler, “Çalışırken batıyoruz. Girdi çok, ürün para etmiyor” dedi

MHP Milletvekili Aday Adayı Gürsel Şimşek, seçim çalışmalarını son hızla sürdürüyor. Şimşek, Meriç’e bağlı Karayusuflu, Arnavutköy, Rahmanca, Akçadam ve Serem köylerini ziyaret ederek vatandaşlarla görüştü. Meriç’e bağlı köylerde sel baskını nedeniyle büyük sıkıntı yaşandığını ve çok miktarda arazinin su altında kaldığını gören Şimşek, “Devlet görevlileri derhal harakete geçmeli. Köylümüz büyük mağduriyet yaşıyor. Seddeler tamir edilmeli ve önümüzdeki yıllarda aynı sorun yaşanmaması için önlem alınmalı. Bu sene köylümüzün bu tarlalarda ekim yapması çok zor” ifadelerini kullandı.
BEN DE ÜRETİCİYİM
Şimşek’e dert yanan köylüler, “Tarlalarımız su altında kaldığı gibi malımız da para etmiyor. Geçen seneki ürünlerimiz elimizde kaldı. Girdiler çok, elektrik, sulama, gübre pahalı. Çalışırken batıyoruz. Küçük çiftçi kalkındırılmalı. Eskiden tüccar çiftçinin malını alabilmek için kavga ederdi. Artık ithalat ve bazı kurumların tavrı yüzünden çiftçinin malı elde kalıyor. Günden güne eriyoruz” dedi. Bunun üzerine Şimşek, “MHP iktidarı ile çiftçimizin, üreticimizin sorunları bitecek. Ben de bir üreticiyim ve sizleri anlıyorum. Sorunlarınıza çözüm için destek istiyorum” diye konuştu.

Vali Şahin Uzunköprü’deki Tarihi Eserlerde İncelemelerde Bulundu

İlçe gezilerine devam eden Edirne Valisi Dursun Ali Şahin, Uzunköprü’deki tarihi eserlerde incelemelerde bulunarak restorasyon çalışmaları hakkında bilgi aldı.

Habib Hoca ve Halise Hatun camilerinde incelemelerde bulunan Edirne Valisi Dursun Ali Şahin, Vakıflar Bölge Müdürü Osman Güneren’den restorasyon çalışmaları hakkında bilgi aldı. Uzunköprü Kaymakamı Kemal Yıldız ve beraberindeki heyet ile birlikte tarihi eserlerde incelemelerde bulunan Vali Şahin, tarihi eserlerin bir ülkenin tapusu ve bir milletin de kimliği olduğunu ifade ederek, tarihi eserleri atalarımızdan aldığımız gibi sağlam bir şekilde gelecek nesillere aktarmamız gerektiğini söyledi.