Siyaset
Edirne de siyasi partilerin en güncel haberleri keşan haber de

0

İpsala İlçemizin AKP’li Belediye Başkanının 30 Mart 2018 Cuma günü İpsala Belediye Düğün Salonunda gerçekleştirdiği halka açık toplantıda kelimenin tam anlamıyla bir rezalet yaşanmıştır. Cumhuriyet’in kenti İpsala’da haremlik selamlık oturma düzeni yapılmıştır. Bu hadsizlik ve densizlik asla kabul edilemez.

Herkes çok iyi bilir ama biz unutmak ve unutturmak isteyenlere bir daha hatırlatalım. Bu topraklardan Mustafa Kemal Atatürk’ü, Cumhuriyeti ve kazanımlarını silmeye hiçbir densizin gücü yetmez.

Biz Ulusal Kurtuluş savaşımızı kadınlarımızla birlikte omuz omuza verdik, bugün AKP ayrımcılık yaparak gerçek yüzünü bir kez daha gösterdi. Bugüne kadar uyguladığı politikalarla ortaya çıkmıştır ki, AKP zaten ayrımcıdır. Ancak idrak edemedikleri şudur: İpsalalı hemşehrilerimin kalbi Mustafa Kemal Atatürk diye atar. Benim hemşehrilerim çağdaş, laik, demokratik Cumhuriyetimiz ve kazanımları için canlarını bile verirler.

İpsalalı herkesin ortak paydası Atatürk sevgisidir. Hangi partiden olursa olsun bizim insanımız hiçbir şart altında Atatürk’e ve çağdaş, laik, demokratik Cumhuriyetimize laf söyletmez. AKP haremlik selamlık uygulamasıyla ne yapmak istemektedir buna kendilerinin yanıt vermesi gerekirken biz yine de hatırlatalım, burası İpsala burada yobazlık tutmaz.

Suudi Arabistan’ın bile çağdaşlaşma yoluna girdiği şu günlerde, yaşadığımız olay AKP’nin karanlığını bir kez daha ortaya çıkartıyor. Arabistan’da bile kadınlara yeni haklar verilirken AKP’nin bu çağ dışı uygulaması kabul edilemez.

İpsala’ya yobazlık sokmaya çalışanlar kendi yobazlıklarında boğulurlar.

Bu kepazeliğin sebebi kimse çıkmalı ve İpsalamızdan özür dilemelidir.

 

0

Saadet partisi İpsala İlçe Kongresi yapıldı. İlçe Başkanlığına Can Ertuğrul seçildi.

Yönetimö Kurulu şöyle oluştu: İsmet Göksel,Salih Avcı,Ahmet Pelen,Nezir Şahinbaş,Salih Mehmet Direk veGöksel Cıbırlı.

 

0

Keşan Ticaret ve Sanayi Odası (Keşan TSO) Sarı Liste Grubu siyasi partileri ilçe teşkilatlarını ziyaret etti.

Keşan TSO’ya aday Sarı Liste Grubu AK Parti, CHP, MHP ve İYİ Parti İlçe Teşkilatlarını ziyaret ederek yeni dönemde tekrar aday olarak hizmet yarışını sürdüreceklerini belirttiler.

Sarı Liste grubu ilk olarak saat 10.30’da AK Parti teşkilatını ziyaret etti. Sarı Liste Grubunu, AK Parti İlçe Başkanı Hüseyin Boyalık ve Yönetim Kurulu üyeleri karşıladı.

Esnaf Odalarının seçimlerinin bir kısmının olduğunu ve seçim sürecinin devam ettiğini söyleyen AK Parti Keşan İlçe Başkanı Hüseyin Boyalık, “Görevlere talip olanlara en iyi şekilde hizmet edecek olana nasip olsun. Sarı Liste ve Mustafa Helvacıoğlu’na başarılar diliyorum. Bu bir hizmet yarışıdır. Rekabetin olması kalitenin gelmesini sağlar. Enez, İpsala ve Keşan olarak birbirimizle ticaret halindeyiz. Önemli olan bu seçim döneminde kalp kırmadan rekabet içinde bir seçim dönemi olsun” dedi.

Keşan AK Parti İlçe Başkanı nezdinde Yönetim Kurulu ve tüm mensuplarına teşekkür eden Mustafa Helvacıoğlu, “Mevcut Yönetim olarak yeni dönem için ‘Sarı Liste’ olarak tekrardan oda yönetimine talibiz. İstikrara, yeniliğe ve güven tazelemek adına enerji dolu 36-40 yaş ortalaması ekibimiz ile tekrardan seçilmek için çalışmalara başladık. Keşan, Enez, İpsala siyasetle ele ele olacağımızı, siyasetsiz hizmet olmayacağını vereceğimiz mesajlarda belirteceğiz. Sarı Liste olarak 14 grupta gönüllü 154 kişi ile yeni döneme hazırız. Kendimizi yeniliyoruz ve güncelliyoruz. Ekibimizde %75-%80 arasında lise ve üniversite mezunu, %25’e yabancı dil bilenimiz var. Türkiye’nin en iyi hizmet eden ilk 10 oda arasındayız. Keşan TSO bir yere geldiyse birlik beraberlikten gelmiştir. Herkesi bu odaya hizmete ve sahip çıkmaya davet ediyoruz.”

Helvacıoğlu konuşmasında son olarak şunları söyledi, “14 Şubat Sevgililer Günü olması sebebiyle Allah herkesi sevdiklerine kavuştursun. Allah bayrağımıza sahip çıkmayı nasip etsin. En büyük sevgimiz vatanımız, bayrağımız, Afrin’de olan Mehmetçiğimizin sevdiklerine kavuşması için edeceğimiz dualarımız olmalı. Huzur olursa ticaret olur, huzur olursa para kazanırız ve bu memleketi daha iyi yerlere taşırız.”

MHP…

Sarı Liste grubu saat 11.15’te Milliyetçi Hareket Partisi’ni ziyaret etti.

Sarı Liste heyetini, Milliyetçi Hareket Partisi Keşan İlçe Başkanı Erkan Gege ve Yönetim Kurulu üyeleri karşıladı.

Ziyarette seçim çalışmalarına başladıklarını ifade eden Mustafa Helvacıoğlu, “Planımızı programımızı yaptık ve saha çalışmalarımıza başlıyoruz. Sivil Toplum Kuruluşları olarak siyasilerimizi önemsiyoruz. Memleketimiz gelişecekse, demokrasi olacaksa bunun siyasetsiz olmayacağını biliyoruz. Şahsım dışında 3 dönemdir aramızda olan yok. Abilik yaparak tecrübe ve istikrarı taşımak adına tutkallık yapıyorum. Her yeni gün kendimizi yeniliyor ve güncelliyoruz. Keşan ve bölgemizi geliştirmek için yeni dönemde de adayız. Keşan TSO için herkes mücadele edecek. Son 45 günde sahaya inerek çalışmalarımızı yapacağız.”

MHP İlçe Başkanı Erkan Gege’de, “Herkes hizmet için aday oluyor. Keşan TSO üyeleri kimi uygun görürse o seçimin kazananı olacaktır. Keşan için hayırlı ve uğurlu olsun. Sarı Liste ve Mustafa Bey’e başarılar diliyorum.”

CHP…

Sarı Liste grubu saat 11.45’te Cumhuriyet Halk Partisi Keşan İlçe Teşkilatına ziyarette bulundu.

Sarı Liste grubunu CHP İlçe Başkanı Erdoğan Gümülcineli ve Yönetim Kurulu üyeleri karşıladı.

CHP İlçe Başkanı Erdoğan Gümülcineli, “Sarı Liste ekibine Keşan TSO seçimlerde başarılar diliyorum. Bu kentte birlikte yaşıyoruz. Meslek odaları kendi üyelerine yönelik hız çalışmaları olsa da bölgemizin ortak sorunlarını birlikte çözmek için hareket etmeliyiz. Bu pastadan birlikte yararlanıyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi olarak meslek ve odalarımıza tarafsız yaklaşım sergiliyoruz. Daha çok çalışan ve verimli olan gruplarımıza destek veririz.”

Mustafa Helvacıoğlu, “Ziyaret sebebimiz Keşan TSO’nun 17. Döneminin meclis ve tüm organlarını oluşturmak seçim çalışmalarına başladığımız için buradayız. Siyasetsiz hiçbir Sivil Toplum Kuruluşu olmayacağını biliyoruz. Keşan CHP STK’lara bakış açısını ve dik duruşunuzu biliyoruz. Birleştirici çalışmalarımız oldu. Yeni dönemde yenilenerek güncellenerek 154 kişilik bir ekiple yola çıktık. Rakip olmalı ki iyi olan kazansın. Tarımdan turizme her sektörde yardımcı olmaya çalıştık. Kendimiz olmadık her çalışmamızda bir kurum ile işbirliği halinde olduk. Hedefimiz Keşan ve bölgemize yeniden hizmet edebilmek. Yeni dönemde daha iyi hizmet etmeyi hedefliyoruz. Bugün 14 Şubat ama bugün önceliğimiz toprak ve bayrağımız olmalı. Biz akşama evimize dönebileceğiz ama Afrin’deki askerlerimizin sevdiklerine kavuşması için dualar etmeliyiz.”

İYİ Parti

Sarı Liste saat 12:15’te İYİ Parti Keşan İlçe Teşkilatına ziyarette bulundu.

Sarı Liste Grubunu İYİ Parti İlçe Başkanı Özge Kuru Tutal ve Yönetim Kurulu Üyeleri karşıladı.

Ziyarette Mustafa Helvacıoğlu, “%60/%70 mevcut yönetim ile yeni arkadaşları da aramıza katarak tekrardan seçilmek için saha çalışmalarına başladık. Her üyemize dokunacağız. Yaptıklarımızı yapacaklarımızı anlatacağız. Rekabet olacak. Keşan TSO’nun yeni dönemine Sarı Liste olarak adayız.”

İYİ Parti Keşan İlçe Başkanı Özge Kuru Tutal, “Rekabetin olması iyidir. Nelerin doğru nelerin yanlış olduğu ortaya çıkar. Parti olarak Keşan TSO’dan beklentimiz var. Araştırdığımız beklediğimiz projeler var. Keşan’dan giden üniversite mezunlarımızı tekrardan geri getirmemiz gerekiyor. Kaliteli bir şehir ve yaşam istiyorsak kaliteli insanları kaçırmamız lazım. Keşan ciddi potansiyeli olan bir yer. Bölgenin potansiyelini çıkarmamız gerekiyor. Bölgemiz için çalışmalıyız.

0

Türkiye Komünist Parti’si Keşan İlçe Örgütü binası  açılıyor.

18 Şubat Pazar günü saat 17.00  de Terziler Sitesi üst katta açılacak olan ilçe örgütü binasının açılışında   parti yöneticisi Aydemir Güler ‘de konuşma yapacak.

0

BAŞKAN KADİR ALBAYRAK VE BAŞKAN ULAŞ YURDAKUL’DAN İYİ PARTİ MALKARA İLÇE BAŞKANI ŞENCAN PAKALPAKÇIL’A HAYIRLI OLSUN ZİYARETİ

Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir ALBAYRAK ve Malkara Belediye Başkanı Ulaş YURDAKUL, 12 Şubat 2018 Pazartesi günü saat 15.00’de İYİ PARTİ Malkara İlçe Başkanlığı binasına giderek İyi Parti Malkara İlçe Başkanı Şencan PAKALPAKÇIL’a ve Yönetim Kurulu Üyelerine hayırlı olsun ziyaretinde bulundular.

Hayırlı olsun ziyaretinde; Malkara İlçe Başkanı Hülya ERTAN, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Danışmanları Neşat ERDOĞAN, Şeref ÇETİN, Malkara Belediye Meclis Üyeleri Nuran BAŞKÜTÜK, Recai ÖRS, Mutlu GÜRER, Şinasi KOLTUK, CHP Malkara İlçe Kadın Kolları Başkanı Neslihan KÖKTEN ve CHP Malkara İlçe Gençlik Kolları Başkanı Aykut YENİCELİ ve basın mensupları yer aldı.

Ziyarette Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir ALBAYRAK ve Malkara Belediye Başkanı Ulaş YURDAKUL, İYİ Parti Malkara İlçe Başkanı Şencan PAKALPAKÇIL’a yeni görevinde başarılar dileyip, görevinin hayırlı olması temennisinde bulundular.

İYİ Parti Malkara İlçe Başkanı Şencan PAKALPAKÇIL’da gerçekleştirilen ziyaretten dolayı duyduğu memnuniyeti ifade edip, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir ALBAYRAK, Malkara Belediye Başkanı Ulaş YURDAKUL ve beraberindekilere teşekkür ederek çalışmalarında başarılar diledi.

Haber Kaynak: Basın, Yayın ve Halk

0

… İYİ PARTİ GENEL SEKRETERİ VE PARTİ SÖZCÜSÜ AYTUN ÇIRAY SKANDALI VE UTANCI MECLİS’E TAŞIDI..

İYİ PARTİ SKANDALI KARARLILIKLA ARAŞTIRIYOR…

İYİ PARTİ BASIN BÜROSU

İYİ Parti, İstanbul Kanuni Sultan Süleyman Araştırma ve Eğitim Hastanesinde 115 Kız Çocuğunun doğum yapması skandalının her düzeydeki sorumlularını ve gerçek boyutlarını ortaya çıkarmak için dört koldan harekete geçti.

İYİ PARTİ EVLATLARIMIZIN HER TÜRLÜ AHLÂKSIZ İSTİSMARINA SON VERECEK!

İYİ Parti Genel Sekreteri ve Parti Sözcüsü İzmir Milletvekili Dr. Aytun Çıray, Partisinin olayın kamuoyuna aksetmesinden itibaren gösterdiği sert tepki çerçevesinde bir adım daha atarak Meclis’e taşıdı.

Aytun Çıray, konuyla yaptığı kısa açıklamada ‘İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in her vesileyle belirttiği gibi kadınları iktidara getirecektir. Bunun Türkiye’nin saray tarafından bilinçli olarak yaratılan sosyal ve siyasi kutuplaşmanın şefkat ve iyilik diliyle aşılmasının ve sürekli kanatılan yaraların şifa bulmasının yegane ilacı olduğu açıktır.

Ancak Meral Akşener’in Cumhurbaşkanlığının kadınlarımız için ayrı bir anlamı daha vardır. Bu da kadınlarımızın AKP iktidarları tarafından sürekli kötüleştirilen durumunun Akşener’in Cumhurbaşkanlığıyla birlikte kökten bir iyileşme yaşayacak olmasıdır.

İki kız evladı olan bir baba olarak, 16 yıllık AKP iktidarları döneminde olduğu kadar çocuklarımızın sapkın din anlayışlarıyla böylesine utanç verici istismarlara ve ruhi yaralanmalara maruz bırakılmalarından büyük ıstırap çekiyorum. Eşim Selmin hanımla birlikte bazen adeta uykularımız kaçıyor.

Ama siyaset üzülme ve ağlama etkinliği değildir. Çözüm getirme faaliyetidir. Biz Genel Başkanımız Meral Akşener liderliğinde Türkiye’nin hayati tüm sorunlarına çözüm getirme kararlığındayız.

Kız çocuklarının doğum skandalını da kız çocuklarımız başta olmak üzere çocuklarımızın ve kadınlarımızın 16 yıldır AKP iktidarları döneminde gitgide ağırlaşan istismarların bir tezahürü olarak görüyoruz. Tek adam devletine hakim zihniyetin ürettiği bu sorunların çözümü Meral Akşener Cumhurbaşkanlığında İYİ Parti iktidarıdır.

Şimdi görevimiz iktidarı devralıncaya kadar saray uzantısı AKP iktidarının bütün bu vahim sorunların baş sorumlusu olduğunu Türk Milletine anlatmaktır. İşte bu amaçla aslında buzdağının ancak görünen küçük kısmı olan 115 kız çocuğumuzun doğumuyla ilgili şu hayati soruları Sağlık Bakanına yöneltiyor ve bu soruları acilen cevaplamasının Türk Milletine sadece siyasi değil ahlaki ve vicdani borcu olduğunu kendisine hatırlatıyorum:

BU SORULARI YANITLAMAK SADECE SİYASİ DEĞİL AHLAKİ VE VİCDANİ GÖREVDİR

*Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma hastanesinde kız çocuklarıyla girilen ahlâkdışı ilişkileri tespit ederek görevini yerine getiren personel hakkında soruşturma açılmış ve yerleri değiştirilmiştir. Bunun gerekçesi nedir?

*Kız çocuklarını korumak için görevlerini yapan sağlık personeli hakkında soruşturma başlatanlar ve onları tayin edenler kimlerdir? Bu şahıslar hakkında soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatılmamışsa bu esasen bir ört-bas ve dolayısıyla suça iştirak etmek değil midir?

*Bu ahlâk dışı muameleye tabi kalmış 115 kız çocuğu hakkında adli makamlara bildirim yapılmadığı doğru mudur? Doğruysa neden yapılmamıştır?

*Adı geçen hastanede son beş yılda doğum yapan 18 yaş altı kız çocukları hakkındaki istatistikleri yayınlamayı düşünüyor musunuz?

*Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 2017’nin sadece ilk beş ayında 115 kız çocuğu hamilelik ve doğum olayı kayıtlara geçip, gerekenler gerektiği şekilde yapılmadığına göre Türkiye genelinde durum nedir? Bu konuda Bakanlığınıza ulaşan resmi rakamlar nelerdir? Bunların ne kadarı için adli süreçler başlatılmıştır?

0

CHP PM Üyesi Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer, 2011 yılından bu yana iktidarın zehir saçan Ergene Nehri’ni temizleyeceğini iddia ettiğini söyledi. Yüceer, “2011 yılında, Ergene Nehri 2015 yılında temizlenmiş olacak dediler. Şimdi 2019 yılı diyorlar. Bu ne gelmez bir son” dedi.

ANKARA//

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Ergene Nehri tartışması yaşandı. Genel Kurul’da tartışmalar üzerine söz alan CHP PM Üyesi Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer, herkesin memleketinin kendisi için kıymetli olduğunu belirterek, Tekirdağ’da sağlık, huzur, güzellik istediklerini söyledi. Amacının üzüm yemek olduğunu, bağcıyı dövmek, yapılan hizmetleri yok saymak olmadığını belirten Yüceer, ancak 2011 senesinden bugüne iktidarın aynı cümlelerle Ergene Nehri’ni temizleyeceğini iddia ettiğini kaydetti.

“BU NE GELMEZ BİR SON”

Genel Kurul’da hazır bulunan Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’na ve AKP Tekirdağ Milletvekili Mustafa Yel’e seslenen Yüceer, “Sayın Bakanım, sayın vekilim; bari cümleleri değiştirin de insanlar inansın. 2011 yılından bugüne “Balık tutacağız.”, “Haliç’i temizledik, Ergene’de de yüzeceğiz” dediniz. 2011 yılında, 2015 yılında Ergene’yi temizleyeceğinizi söylediniz. Bugün 2019’un sonu diyorsunuz. Bu, ne gelmez bir son! Siz on beş yıldır iktidardasınız.” ifadelerini kullandı.

BEN BİZZAT O BÖLGEDE YAŞIYORUM

Bakan Eroğlu’na Ergene Nehri ile ilgili, “Yüzde 60’ın üzerinde sanayi yüzde 30’dan az evsel atık kirletiyor” sözlerini de hatırlatan Yüceer, kendisinin o bölgede yaşadığını, o havayı soluduğunu, o suyu içtiğini, o kirliliği yaşadığını, hekim olarak bölgedeki kanser vakalarının arttığını çok iyi bildiğini kaydetti.

HANİ ERGENE’DE YÜZECEKTİNİZ?

Yüceer, “Siz demediniz mi, Ergene temizlenecek, yüzeceğiz?” diye. Hani ne oldu? Hükümet sizsiniz. Tekirdağ’daki belediyelerin arıtması yok da diğer belediyelerin var mı? AKP’li belediyenin olduğu yerde var mı? Var da bizim belediyemizde mi yok? Şu an arıtma tesislerini belediyeler kendi bütçesinden yapıyor ama biz, Ergene’yi kirletenin sanayi olduğunu, insanları kanser yapanın, öldürenin de sanayi tabanlı kirlilik olduğunu yapılan ölçümlerden biliyoruz. Bunu söylememek, sadece belediyeler üzerinden ucuz bir siyaset

yapmaktır. Bu konu burada konuşulacak bir konu değil, bölgede konuşuyorsunuz, ama burada yapmayın bari, halkı yanıltmayın” ifadelerini kullandı.

0

 

Edirne kamuoyunun da bildiği üzere, geçtiğimiz hafta gündeme yansıyan, Edirne İl Milli Eğitim Müdürü Hakan Cırıt’ın merkez ilçedeki eğitim kurumlarına gönderdiği yazı ile müdürlüğe yapılan şifai şikayetlere binaen ‘okullarda yılbaşı etkinliği, eğlence, hediyeleşme gibi etkinliklerin Türk örf ve adetlere uygun olmadığı bu tarz etkinliklerin velilerin ekonomisine zarar verdiğini belirterek’ Cırıt tarafından bu tarz etkinliklerin yasaklanması yönünde talimat verilmiştir.

Basın mensupları ve dolayısıyla kamuoyu tarafından, bu konuya ilişkin merak edilenler ise sayın Edirne Valisinin bilgisinin olmadığını beyan etmesi ve İl Milli Eğitim Müdürünün konuyu cevaplamaması üzerine giderilememiştir.

İYİ Parti olarak hem kamuoyunu doğru bilgilendirmek hem de kurumların geleceğimize etki edecek keyfi uygulamaların önüne geçmek görevimizdir.Bu bağlamda şunları belirtmek isteriz;

Öncelikle Sayın Valimizin bu konuya ilişkin İl Milli Eğitim Müdürü tarafından bilgilendirilmemesini yanlış buluyoruz. Bununla birlikte Edirne ilinde Milli Eğitim Müdürlüğünün kararlarının bu şekilde alınmasını kınıyor ve yerinde bulmuyoruz.

Şifahi şikayetlerin varlığı şüphesi yanında Edirne İl Milli Eğitim Müdürlüğünün şifahi taleplere göre işlemler yaparken neyi esas aldığını, böyle bir yazı yazılmasına sebep olacak çoğunlukta kaç kişinin şifai talepte bulunduğunu ve yarın öbürgün bizlerin de şifai talepleri doğrultusunda yazı yazacağı taahhütünde bulunup bulunmadığını soruyor ve merak ediyoruz.

İlgili yazıda dikkat çeken diğer bir konu, yani yılbaşı etkinliğinin veya yılbaşının Türk örf adetlerine uygun olup olmadığı iddiası ise tamamen eksik bilgi ve araştırma sonucu yanlışa sebep olmuştur. Bu yanlış, İl Milli Eğitim Müdürü tarafından gelen şifahi taleplere cevap verememe ve sonuçta bu şekilde yerinde olmayan bir keyfilikte yazı yazılmasına sebep olmuştur.Eğer yeterli ve doğru bilgi sahibi olunsaydı gelen şifahi şikayetlere doğru cevap verilerek Milli Eğitim müdürlüğünün Milli Eğitim yapması sağlanabilirdi.

Sayın İl Milli Eğitim Müdürü bilmelidir ki hediye alıp hediye vermek tamamen örf adetlerimize uygun bir davranıştır.Bir yere Eli boş gitmemek,çam sakızı çoban armağanı tabirleri bunun açık kanıtlarıdır.Yılbaşı konusunda ise çam ağacı süslemek tamamıyla Türk adetidir.

İl Milli Eğitim Müdürü’ne Türklerin ‘Yeniden Doğuş Bayramı’nı iyice araştırmasını öneriyoruz fakat biz yine de kendisine konuyu şu şekilde özetleyelim:

“Türkler tek Tanrılı dine geçmeden önce yeryüzünün tam ortasında bir akçam ağacı bulunduğuna inanırlar ve bu ağaca ‘Hayat Ağacı’ derler. Türk tarihinde güneş de çok önemli bir yer tutar. İnanca göre göre gecelerin kısalıp gündüzlerin uzamaya başladığı 22 Aralık’ta gece ile gündüz savaşır. Uzun bir savaştan sonra gün, geceyi yenerek zafer kazanır. Güneşin zaferini Türkler büyük şenliklerle akçam ağacı altında kutlanır. Güneşin yeniden doğuşu da yeni bir doğum olarak algılanır. Hatta bu bayramın adı da Nardugan’dır. Sayın İl Milli Eğitim Müdürümüz’e bu konuda ek bilgimiz ise Nar, güneş; dugan da doğan anlamı taşıdığıdır.

İlgili yazıda dikkat çeken diğer bir konda bu etkinliklerin çocukların kötü alışkanlıklara yöneltmesi ve biz velillere külfet olduğu iddiasıdır.Bu sözde olumlu davranış algısı yaratma stratejisi boşa bir çabadır.Bu gerekçeler Halkı kandırmak ve yanlış yönlendirmekten başka sonuçlara yol açmaz. Çocukların birbirine hediye alması vs. faaliyetler, çocuklar arasında yeri geldiğinde küskünlükleri gideren,sosyal kaynaşmayı sağlayan bir etkinlik türüdür. Sonuçta çocukların birbirlerine aldıkları 3 veya 5 TL lik kalem silgi vb hediyeler olup 250 bin Evro’luk saatler değildir.

Ayrıca bizlere asıl yük getiren çocuklarımızn bu tarz faaliyetleri değil yanlış uygulamalar ve kararlar sonucu eğitimi paralı hale getiren sosyal devlet ilkesinden uzak uygulamalardır.

Sayın Milli Eğitim Müdürüne diğer bir önerimiz ise önüne gelen sorunlarda her ne olursa olsun öncelikli olarak tedavi ve düzeltme yoluna gitmeyi denemesidir.Bilmelidir ki gelen her şifahi talepte gelen talebe uygun ilk çözüm olarak yasaklama yoluna gitmek iyi bir idarecilik örneği değildir.

Biz bu talihsiz uygulamadan ötürü İl Milli Eğitim Müdürü Hakan CIRIT’ı kınıyor bu yanlışın öncelikle kendisi tarafından düzeltimesini yanlışta ısrar ediyorsa bu konuda sayın valimizi göreve davet ediyoruz. Bütün öğrencilerimizi arkadaşlarına çam sakızı çoban armağanı yılbaşı hediyesi almaya davet ediyoruz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Av. Mete TÜRKAY

İYİ PARTİ EDİRNE İL BAŞKAN

0

696 sayılı KHK’nın 121. maddesi kapsamında yapılan ek düzenleme ile sivillere bazı durumlarda silah kullanma meşruiyeti ve yetkisi tanınması kamuoyunda haklı olarak ülkemizin iç savaş riski tehdidi altına sokulmuş olacağı uyarısı ile tartışılmaktadır.

Aslında bu düzenleme yeni değildir. Düzenleme ilk olarak 668 sayılı KHK ile darbe teşebbüsü önlenmesi sürecindeki bürokratik iş ve işlemler ile devam eden KHK uygulamalarından kaynaklanan iş ve işlemler kapsamında kamu bürokrasisine örtülü bir af mahiyetindeydi.

Daha sonra bu KHK 6755 sayılı yasa ile onaylandı ve yasa hükmü haline getirildi.

696 sayılı KHK da yeni olan husus bu uygulamanın kapsamının sivil şahıslar açısından da genişletilmesidir ki düzenleme bu hali ile muğlak,hukuk tekniğinden uzak, amacı belirgin olmayan bir nitelik kazanmıştır.

Öncelikle açık olan husus şudur ki; düzenleme af mahiyetindedir bu sebeple TBMM’nin münhasır yetkisindedir ve asla KHK ile vücut bulamaz. Ancak uzun zamandır ortada bir anayasa mahkemesi görülmediği için bu tür düzenlemeler KHK’larda vücut bulabilmektedir. Türkiye’nin siyasi koşulları değiştiğinde Anayasa Mahkemesi elbette ki görüş değişikliğine gitmek sureti ile bu KHK ları da inceleyebilir. Dolayısıyla düzenlemeden elde edilmek istenen faydanın uzun süreli olamayabileceği de göz önünde tutulmalı ve bu düzenleme mutlaka TBMM’de tartışılmalı ve sonuca bağlanmalıdır.

696 sayılı KHK’nın 121. maddesi kapsamında yapılan ek düzenleme ile sivillere bazı durumlarda silah kullanma meşruiyeti ve yetkisi tanınması kamuoyunda haklı olarak ülkemizin iç savaş riski tehdidi altına sokulmuş olacağı uyarısı ile tartışılmaktadır.

Aslında bu düzenleme yeni değildir. Düzenleme ilk olarak 668 sayılı KHK ile darbe teşebbüsü önlenmesi sürecindeki bürokratik iş ve işlemler ile devam eden KHK uygulamalarından kaynaklanan iş ve işlemler kapsamında kamu bürokrasisine örtülü bir af mahiyetindeydi.

Daha sonra bu KHK 6755 sayılı yasa ile onaylandı ve yasa hükmü haline getirildi.

696 sayılı KHK da yeni olan husus bu uygulamanın kapsamının sivil şahıslar açısından da genişletilmesidir ki düzenleme bu hali ile muğlak,hukuk tekniğinden uzak, amacı belirgin olmayan bir nitelik kazanmıştır.

Öncelikle açık olan husus şudur ki; düzenleme af mahiyetindedir bu sebeple TBMM’nin münhasır yetkisindedir ve asla KHK ile vücut bulamaz. Ancak

uzun zamandır ortada bir anayasa mahkemesi görülmediği için bu tür düzenlemeler KHK’larda vücut bulabilmektedir. Türkiye’nin siyasi koşulları değiştiğinde Anayasa Mahkemesi elbette ki görüş değişikliğine gitmek sureti ile bu KHK ları da inceleyebilir. Dolayısıyla düzenlemeden elde edilmek istenen faydanın uzun süreli olamayabileceği de göz önünde tutulmalı ve bu düzenleme mutlaka TBMM’de tartışılmalı ve sonuca bağlanmalıdır.

696 sayılı KHK’nın 121. maddesi ile 6755 sayılı kanuna yapılan ekleme ile “Resmi bir sıfat taşıyıp taşımadıklarına veya resmi bir görevi yerine getirip getirmediklerine bakılmaksızın 15/7/2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında hareket eden kişiler hakkında da birinci fıkra hükümleri uygulanır.” hükmü getirilmiştir.

Hüküm bu hali ile durumdan vazife çıkaran kişilere veyahut topluluklara ,dernek vs adı altında örgütlenen yapılara sivil gestapo inşa etme veyahut daha önce inşa edildiğine ilişkin kamuoyunda kanaat olan bazı yapıların da her türlü toplumsal olay karşısında şiddet hareketlerine geçmesine imkan tanımıştır.

Şöyle ki; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda halk arasında “darbe” olarak tanımlanan suç “Anayasayı ihlal” başlığı altında 309. madde de tanımlanmıştır. İlgili hükme göre ” Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılırlar”

Yasa açıkça “cebir ve şiddet” kavramını yeterli sayarken iktidar niçin” terör eylemleri ve bunların devamı niteliğindeki eylemler ” başlığı altında bilinmez bir vade ve fiil içeren muğlak davranışları suç unsuru olarak tanımlama yoluna gitmiştir. Mesela bu kanuni düzenlemeden sonra yurt çapında toplam beş milyon insanın katıldığı ifade edilen gezi protestoları benzeri herhangi bir sebeple bir protesto eylemi yapıldığı takdirde araya giren iki kişi “yaşasın FETÖ “sloganı atması durumunda bu beş milyon insana karşı yapılacak silahlı veyahut silahsız şiddet hareketleri bu KHK kapsamında değerlendirilecek midir? Veyahut bu insanlar kendilerine saldıran silahlı veyahut silahsız insanlara karşı savunma yaptıklarında meşru müdafaa hakkından faydalanacak mıdır?

Bu temel bir sorudur. Ayrıca siyasi iktidar temel çıkarları ile örtüşmeyen demokratik protestoları terör faaliyeti olarak tanımlama yoluna başvurursa ve amacın hükümet devirmek olduğuna ilişkin bir siyasi iddiada bulunursa durum ne olacaktır?

HİTLER BUNU NASIL UYGULAMIŞTI?

Tarih 22 Şubat 1933 Adolf Hitlerin Almanyası çıkardığı kanun hükmünde Kararname ile Adolf Hitler ve Nazi Partisi üyelerini korumak için KHK ile sivillere polis yetkisi verildi.

Siyah gömlekli SS üyeleri, yardımcı polis gücü ve daha sonraları toplama kampı muhafızları olarakta hizmet verdiler.

Kendilerine fırtına birlikleri ismini verdiler.Bu grup 1934’ten sonra Nazi Partisinin özel ordusu haline haline geldi ve bunlara SS birlikleri oenildi.

Bu üniformasız polisler, siyasi muhalifleri ve Nazi rejiminin yasaları ile politikalarına boyun eğmeyi red edenleri belirlemek ve tutuklamak için tüm Almanya’da insafsız ve zalim yöntemler kullandı.

İKTİDARIN NİYETİ HALİS İSE ŞÖYLE BİR DÜZENLEME YAPABİLİRLER .

Öncelikle esasen böyle bir düzenlemeye ihtiyaç dahi yoktur. Şöyle ki demokratik bir düzende demokratik hukuk devleti güvenceleri içerisinde yaşamak her vatandaş için bir haktır ve vatandaşlar bir temel hakkın ellerinden alınmasına yönelik fiillere karşı mütekabiliyet esasına göre meşru müdafaada bulunabilirler.

İktidar buna rağmen bir ihtiyaç hissediyorsa bu her halükarda bir af olup görüşülmesi gereken yer TBMM’dir. Hukuka aykırı olarak KHK ile düzenlenmek isteniyorsa da aşağıda bir taslak olarak sunduğum metin ihtiyaca yeterince cevap verir ve Türkiye’yi gereksiz tartışmalardan uzak tutar. Yeter ki niyet halis olsun

15/7/2016 ve 16/7/2016 tarihlerinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve teşebbüsün icrasına yönelik cebir ve şiddet içeren eylemlerinin bastırılması kapsamında hareket eden kişiler hakkında da birinci fıkra hükümleri uygulanır.

Türkiyeyi demokratik hukuk devletinin ilkelerine göre anayasal çerçevede yönetmek tüm iktidarlar açısından hukuki bir zorunluluk olup, hukuk kendini eğip bükenlerden hesap sormasını bilen bir bilim dalıdır.

AV. MEHMET TOLGA AKALIN

İYİ PARTİ KURUCU VE GİK ÜYESİ

0

ANAYASAYA AYKIRI OLAN KHK İÇ SAVAŞA ZEMİN HAZIRLAR!

“ELVEDA ANAYASA” DEMEYECEĞİZ!

Türkiye’nin Saygın Anayasa Profesörlerinden Kemal Gözler 16 Nisan Anayasa Referandumu öncesinde, “ELVEDA KUVVETLER AYRILIĞI, ELVEDA ANAYASA” başlıklı makalesinde şöyle söylüyordu:

“İstedim ki, gelecekte, bir gün birileri çıkıp da bu değişikliği eleştirirlerse, adımı, bu değişikliğin kabul edilmesi safhasında susan anayasa hukukçularının arasında anmasınlar. Zira 10 Aralık 2016 tarihli Anayasa Değişikliği Teklifinin asıl hedefi, Türkiye’de bir ‘kuvvetler birliği sistemi’ kurmaktır.”

Ne yazık ki Türkiye’de bugün, şaibeli bir referandumla kabul edilen Anayasa tamamen yürürlüğü girmemişken bile KHK’lerle ‘mutlak kuvvetler birliği sistemi’ tesis edilmiştir. Nitekim dün yayınlanan son KHK ile idare, Yargıtay ve Danıştay’a üye atayabilecektir. Bunun açık tercümesi yargının Cumhurbaşkanlığına bağlanmasıdır. Yani son kararname Anayasa’ya “bağımsız, tarafsız yargı” yazmanın hiçbir anlamının olmadığının, mahkemelerimizin anayasaya aykırı olarak kuvvetler birliğinin bir organı hale getirildiklerinin teyididir. Bu yönüyle son KHK bir Anayasa krizi olmanın yanı sıra derin bir devlet krizidir.

SON KHK İLE ‘GENEL AF’ ÇIKARILDI

Diğer yandan aynı kararnamede bulunan, “Resmi bir sıfat taşıyıp taşımadıklarına veya resmi veya resmi görevi yerine getirip getirmediklerine bakılmaksızın 15/7/2016 tarihine gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında hareket eden kişiler hakkında hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluk doğmaz,” hükmü yarattığı hukuki sonuçlar bakımından bir genel af niteliğindedir.

Çünkü bu düzenleme sonucunda, kapsama giren suçlar hakkında artık kamu davası açılamaz; açılmış kamu davaları da düşecektir. Yani tekrar ediyorum; bu bir genel aftır.

GENEL AFFI SADECE VE SADECE TBMM ÇIKARABİLİR

Peki genel af çıkarma yetkisi kime aittir? Sadece ve sadece TBMM’ne aittir. Anayasa’mıza göre genel af ancak TBMM üye tam sayısının 3/5 çoğunluğu

ile çıkarılabilir. Yani TBMM dışında hiç kimse hiçbir nedenle genel af çıkaramaz. Hiç kimse hiçbir nedenle yargıdan muaf tutulamaz.

KHK İLE ANAYASA MAHKEMESİ LAĞVEDİLİRSE KİME BAŞVURACAĞIZ?

Demokrasiler varlıklarına, devletler ve milletler bekalarına kast edilen eylemlere dur demek zorundadırlar. Buna nasıl dur diyecekler? Anayasal kurumları aracılığı ile dur diyecekler. Peki Anayasal hukuk devleti ister siyasiler, ister vesayet güçleri tarafından tehlikeye düşürüldüğü zaman Anayasamızı kim koruyacak? Tabii ki Anayasa Mahkemesi koruyacak. Ancak Anayasa Mahkemesi Anayasa’ya aykırı olan KHK’lar konusunda yetkisizlik belirterek varlığını tartışma konusu yapmışken bunu nasıl yapacak? Çok basit; Anayasamızın değiştirilemez ve değiştirilmesi dahi teklif edilemeyecek maddeleri ihlâl edilerek ‘hukuk devleti’ tehlikeye düşürüldüğü için daha önce yaptığı gibi yorum hakkını kullanacak. Anayasa’nın ilgili maddelerini koruyacak. Aksi halde bir sabah yine bir KHK ile AYM lâğvedilirse kime başvuracağız?

ANAYASA TEHLİKEYE DÜŞTÜ ANAYASA MAHKEMESİ NEREDE?

Suç teşkil edebilecek bir eyleminden ötürü bir kimsenin asla hukuken sorumlu tutulamayacağına dair “cezasızlık düzenlemeleri” Anayasa’nın değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez nitelikteki ikinci maddesinde yer alan “hukuk devleti” ilkesine aykırıdır. Sayın AYM, şimdi korumanız için size teslim edilen Anayasa’nın değiştirilemez maddelerindeki bu ilkeyi koruyun. İki hakimi FETÖCÜLÜK’den hapiste olan Anayasa Mahkemesi’nin üyelerine sesleniyoruz: Siz anayasal hukuk devletinin varlığı, demokrasi ve bekamız tehlikeye düştüğü zaman görev yapmayacaksanız ne için varsınız?

BU LİNÇ KÜLTÜRÜNÜN TEŞVİKİDİR!

Son çıkan KHK bir iç savaşı tetiklemek isteyen provokatör milislerin işini kolaylaştırmaktadır. Bu kararname ile bir gurup sapığın 15 Temmuz ile bağlantılandıracağı herhangi bir muhalif eylemi yapan eylemcilere palalarla kesip, silâhlarla katletmeleri meşru hale gelecektir. Bu KHK sonucu, bu tür fiillerden mağdur olduğunu iddia edenlerin yaşama hakkı, işkence ve benzeri muameleye tabi olmama hakkı, adil yargılanma hakkı, etkili başvuru hakkı gibi birtakım Anayasal temel hakları ortadan kalkmaktadır.

Kısacası son KHK kuvvetler birliği rejiminde can çekişen demokrasimizin ölüm fermanıdır. Uyarıyoruz; bu linç kültürünün teşvikidir. Allah korusun hâlâ bir yerlerde saklanmış olan gladyonun provokasyonuyla iç savaşa zemin hazırlanabilir!

SON KHK İLE 2019 SEÇİMLERİNİN SEÇİM GÜVENLİĞİ TEHDİT VE TEHLİKE ALTINDADIR

Son KHK’nın çok vahim başka bir sonucu güya terörün bastırılmasına eden hizmet sivillere yargı ve ceza muafiyeti getirilmesidir. Türkiye Cumhuriyeti’nin Türk Milletinin vergileriyle görevlerini yapan meşru savunma ve güvenlik güçler dışında hiçbir gücün korumasına ihtiyacı yoktur. Bu maddeyle birlikte artık 2019 yılında veya öncesinde yapılacak tüm seçimlerin güvenliği her yönüyle tehdit ve tehlike altına girmiştir. İYİ Parti Türk Milleti’nin desteğiyle bu tehdit ve tehlikeyi demokrasi içinde bertaraf etmeye kararlıdır. Bu konuda her türlü mücadeleyi bağrından çıktığı Türk Milletinin cesaret ve haysiyetine yakışır şekilde sonuna kadar verecektir.

SON KHK İKTİDARIN DERİN KORKULARINI YANSITIYOR

15 Temmuz FETÖ hıyanet, işgal, kaos ve iç savaş darbesini, TSK’nın FETÖ kumpaslarının mağduru Atatürkçü subayları ve hangi siyasi partiye oy vermiş olurlarsa olsunlar Türk Milletinin vatansever ve demokrasiye bağlı evlatları önlemişlerdir. Son çıkan KHK ile AK Parti’nin 15 Temmuz menfur operasyonunu kendi hedefleri doğrultusunda kullandıkları ve rejimi değiştirmeye yöneldikleri iddiaları büyük bir gerçeklik zemini kazanmıştır.

Ebedi önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Başkanlığını yaptığı ve onun verdiği yetkiyle zafer kazandığı Yüce Türkiye Büyük Meclisi de bu KHK’le daha da işlevsiz hale getirilmiştir. Sadece bu kadarla kalmamış, milletvekilleri de karanlık radikal paramiliter güçlerin tehdidi altına girmiştir.

İktidarın büyük korkularının eseri olan bu KHK asla kabul etmiyoruz. İYİ Parti olarak büyük Türk Milleti’nin temsilcisi olan Yüce Meclisin aşağılanması anlamına gelen bu KHK’yi protesto ediyoruz.

MERAL AKŞENER VE İYİ PARTİNİN MİSYONU YENİDEN PARLÂMENTER SİSTEM

İYİ Parti, onun Genel Başkanı Sayın Meral Akşener, tüm vatanseverler ve demokrasi mücahitleri tek adam devleti rejiminin oldu bittilerine pabuç bırakmayacaktır. İster erken yapılsın ister zamanında Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili seçimlerinde Türk Milletinin demokratik feraseti ve basiretiyle yeniden parlâmenter rejime döneceğimizi en gür haykırışımızla ilan ediyoruz.

AK Partili yurttaşlarımız dahil siyasi görüşü ne olursa olsun, demokratik hukuk devletine inanan her şahsın vatandaşlık görevi bu düzenlemeye karşı çıkmaktır. Kötülüğün uzun karanlık gecesi bitiyor iyiliğin şafağı yükseliyor. Milletimiz gönlünü ferah tutsun. Güçlendirilmiş parlamenter rejimle milletimizi onun iradesinin temsilcisi olan Yüce Meclis’le tekrar buluşturacağımız günler geliyor.

0

İYİ’LER BULUŞTU

İYİ Parti Edirne İl Teşkilatı hafta sonu yapılan bir kahvatı ile bir araya geldi. İYİ Parti Edirne il yönetiminin tamamlanması ile kurucu üyeler ve aileleri ile tanışma toplantısı yapıldı.

Türkiye genelinde hızlı bir örgütlenme sağlayan İYİ Parti Edirne İl Başkanlığı Teşkilatını geçtigimiz hafta tamamladı. Teşkilatmanın tamamlanması ile farklı çevrelerden oluşan kurucu parti üyeleri Acar Tesislerinde pazar günü bir araya geldi. Aileleri ile birlikte katılan il yöneticilerine İYİ Parti GİK Üyesi Mehmet Tolga Akalın, İYİ Parti Edirne İl Başkanı Mete Türkay, Edirne Merkez İlçe Başkanı Zafer Kaya, Keşan İlçe Başkanı Özge Kuru Tutal, Uzunköprü İlçe Başkanı Burhan Başeğmez, Enez İlçe Başkanı Tuncay Taşkın, Havsa İlçe Başkanı Hasan Aktaş, İpsala İlçe Başkanı Abdullah Ünsal, Lalapaşa İlçe Başkanı Ahmet Çıgırdaşman’ da katıldı.

İYİ Parti GİK Üyesi Mehmet Tolga AKALIN, Edirne’deki İYİ Parti’nin kuruluş aşamasının tamamlanmasından memnun olduğunu belirterek, ” Türkiye’nin çok önemli bir süreçten geçiyor. Sizler bu süreçte çok önemli bir cesaret göstererek elinizi taşın altına koydunuz. Bizler çok başarılı olacağız. hepinize başarılar diliyorum” dedi.

İYİ Parti Edirne il Başkanı Mete TÜRKAY ise yaptığı konuşmada büyük bir aile olduklarını belirterek, ” bugün sizlerle olmak benim için onur ve gurur verici. Hepimizin Türkiye’nin geçtiği bu süreçte aldığımız görevin ne kadar önemli olduğunun farkıdayız. Hepimiz fedakarlık yapmaya hazırız. Kimsenin gömleğini çıkarmasını istemedik ve bu durum kabul gördü. Önümüzdeki günlerde bütün kurucu üyelerin tanıtılacağı bir toplantı yapacağız. İl Başkanlığı binamız ve ilçe binalarımız ile ilgili çalışmalara başladık. En Kısa sürede faaliyete alacağız. Üyeliklerle ilgili çalışmalar Binalarımızın faaliyete geçmesi ile başlayacaktır’dedi.

0

CHP Tekirdağ Milletvekili, KEFEK Başkan Vekili Candan Yüceer’in basın açıklaması:

Eğitim ve öğretimin en üst kademesindeki isim olan Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’ın, zorunlu eğitim çağındaki çocuklara ders kitaplarında okutulan, ‘kadının itaati ibadettir’ sözünü, ‘kadının aile içindeki yerine işaret ediyor’ olarak savunması çağdışı bir zihniyetin tezahürüdür.

Bu zihniyet, kadın ve erkeği eşit görmeyen, kadını birey olarak değil de aile içinde toplumsal rollerine hapseden, sosyal ekonomik ve siyasi hayattan koparan, sadece çocuk doğurmakla sınırlı gören bir anlayıştır.

Yeni müfredatla siyasi çıkarları uğruna bilimsel ve laik eğitimin son kırıntılarını yok eden Bakanlık, Medeni Kanun yerine, toplumsal cinsiyet rollerini dini motiflerle orta öğretim çağındaki çocuklara normalmiş gibi anlatmakta sakınca görmemektedir.

Çağın gerektirdiği nitelikli, çağdaş, bilimsel ve teknik donanıma sahip eğitim alması gereken çocuklarımızın geleceği, gerici uygulamalara kurban edilmektedir.

Öncelikle, bu eğitim sistemiyle yetişen nesillerin toplumsal cinsiyet eşitliğini, özgür-eşit bireyler olduğunu kavrayabilmesi mümkün değildir.

Bu durum eşitliği taahhüt ederek imzaladığımız uluslararası anlaşmalarla da bağdaşmamaktadır.

Bakanlığın görevi kadın-erkek eşitsizliğini savunmak, var olan eşitsizliği pekiştirmek değil, eşitsizliği meydana getiren koşulları ortadan kaldırmaktır.

Bu yönde adımlar atmak, kadını ikinci sınıf olarak gören cinsiyetçi ifadeler ders kitaplarından çıkarmak, toplumsal cinsiyete duyarlı bir ders programı oluşturmaktır.

Aklı ve bilimi referans alarak, çocuklarımızın eşit-özgür bireyler olarak yetişmesini sağlamak için çağdaş eğitime geri dönülmelidir.

Uygar bir geleceği inşa etmenin tek yolu, laik ve bilimsel eğitimdir.

0

İpsala’da sular durulmuyor. Bir süre AK Parti’den ve  Belediye Meclis Üyeli’nden istifa eden  Nuri Kavakkorulu  yeni iddialarda bulundu.

İşte İpsala Yeni Gazetede yayımlanan Kavakkorulu’nun yazısı:

Merhaba sevgili okurlar.

Bugünkü yazımda sizlerle pirzolanın ne olduğunu, pirzolayı kimin yediğini konuşacağız.

Sevgili okurlar, yan tarafta iki adet fotoğraf görüyorsunuz. Bu fotoğraflardan biri; İpsala ovasının ovadan görünümü, biri de bayırdan (yüksekten) görünümü.

Arkadaşlar, İpsala ovasında 200 bin dekar arazi çeltik ekiliyor. Belediyenin de 10 bin dekar arazisi var ve her sene kiraya veriyor. Bu araziler; yüzde ellisi ihale anında (yerinde) peşin, yüzde ellisi de Mart ayında ödenmek üzere banka teminat mektubu ile kiraya veriliyor. Bunda hiçbir sıkıntı yok. Önceki dönemlerde çek ile verilerek bir çok sıkıntıya (menfaate) neden oldu. Bu sıkıntılarla karşılaşmamak için bu yönteme gidildi. Doğrusu iyi de oldu. Fakat Başkan daha ilk ihalesinde tekrar eskiye döndürmek için çek ile vermeye kalkıştı.

Ben de encümen üyesiyim. Benim imzalamam lazımdı. Birçok defa uyarmamama rağmen “Bak Başkan ben bunu imzalamam” dememe rağmen uyarılarımı dikkate almadı. Hatta bir defasında ben, Kerim ve O, tartışıyoruz. Kerim’e kapıyı göstererek “Nuri abin gidiyor yerine başkasını yaz” diyerek laf attı.

Sevgili kardeşim Kerim bana diyorsun ki, “sattın bizi Nuri abi”

Kardeşim sen başkana “ne yapıyorsun sen beraber çıktık bu yola adamın kafası yatmıyorsa imzalamaz” diyebildin mi? İşte o an sen beni sattın.

Neyse gelelim 10 bin dekar araziye.

Sevgili okurlar demiştim ya İpsala’da 200 bin dekar arazi ekiliyor. Bunun 10 bin dekarı belediyenin, 190 bin dekar arazi de vatandaşın.

Bunlar diyor ki; biz arazileri Eylül ayında çek ile kiraya verecektik. Dolayısı ile çiftçi iki mahsul ekecekti.

Hadi 10 bin dekar araziyi veremedik, engelledik. Geri kalan 190 bin dekar arazi içinde kaç dönüm yer ekilmiş, çift mahsul alınmış. Hiç yok arkadaşlar.

Ekilmesi, çift mahsul alınması mümkün değil. Hava şartları buna müsait değil. Çiftçi arkadaşlar bunu çok iyi bilir. Sizin bu söylediğinize ancak kargalar güler.

Kardeşim bir de diyorsun ki; “biz Eylül ayında kiraya çıkacaktık.” Eylül ayında kiraya çıkman mümkün değil. Daha harman başlamadan, çiftçi malını almadan kiraya çıkılır mı?

Topal Mustafa Kasım ayının ortasına kadar harman yaptı. Hangi arazisini ne zaman teslim edecek Kasım ayının ortasından sonra kim arazisini hazırlayıp kim ekecek? Siz neyin peşindesiniz?

Gelelim pirzolaya..

İhaleden bir gece önce ihaleye gireceklerle DSİ Lokalinde yemek yediniz. Yerleri nasıl vereceğinizi konuştunuz. Pirzolaları orada yediniz. Sonraki yıllarda da bunun adını hasat yemeği olarak değiştirdiniz. Bunun ne olduğunu siyasetçiler iyi bilir.

Kene Yusuf, bu lafım sana değil. Burada bir tek sen itiraz ettin. Sonra bana “dondurmayı ben mi yedim?” diye sorma.

Sen bunlara yerlerin çekle kiralamanın ne olduğunu anlat. Sen bunlara vakıf arazilerinin nasıl kiralandığını anlat. Sen bunlara Mandakoru’yu anlat. Sen bunlara Fatsalı Ahmetleri, Ordulu Ahmetleri anlat. Biliyorum Yusuf abi. Sen gariban adamsın seni de dinlemezler. Garibanın hiçbir yerde yeri yok.

Yani pirzolayı siz yediniz ben değil…

 

0

Keşan AK Parti İl Genel Meclis  Üyesi  Adnan Vural,köylerde kahveleri  gezerek vatandaşların sorunlarını dinliyor.

Vural, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Karlıköy ve Büyük Doğanca köylerimize kahve ziyaretlerinde bulunduğunu belirtti.

Vatandaşlarımızın sorunlarını , dertlerini dinlediğini aktaran Vural,sorunların  çözüme kavuşturulması için  elinden ne geliyorsa yapmaya çalışacağını ve  ifade ederek,”Herşey Keşan için durmak yok yola devam.”şeklinde açıklamasını tamamladı.

0

Geçtiğimiz hafta kongresini yapan CHP  İpsala ilçe örgütü görev bölümünü yaptı.

CHP Yönetim Kurulu Başkan Ahmet Uğraş Uybaş başkanlığında toplanarak görev bölümünü şu şekilde yaptı.

Özer Çınar – İlçe sekreteri
Hüsnü Girgin – Ilçe Başkan yardımcısı
Mert Boyalik – Ilçe bilişim sorumlusu
Kadir Vardar – Ilçe saymanı
Taner Gürsu- Adalet Hukuk ve seçim işlerinden sorumlu YKÖ
Ahmet Murat Gürler- Kooperatif ve sivil toplum kuruluşlarından sorum YKÖ
Fatma Kabataş-Gençlik kollarından sorumlu YKÖ
Ruveyda Erkoy-Kadın kollarından sorumlu YKÖ
Şeyda Gür- Kadın kollarından sorumlu YKÖ
Hulya Abacı- Eğitim sekreteri
Nurettin Kestane – Sivil toplum kuruluşlarından sorumlu YKÖ
Şükrü Çeşmeli – Spor üst kurulu üyesi

0

İyi Parti Genel Sekreteri Aytun Çıray’dan “büyüme” açıklaması:

Güneş ‘istatistikle’ sıvanmaz”

“Çiftçi, işçi, memur, emekli küçülürken rantçı büyüdü” (İYİ PARTİ BASIN BÜROSU) 

Başkanlık Divanı bildirisini açıklayan İyi Parti Genel Sekreteri ve Parti Sözcüsü Aytun Çıray, TÜİK tarafından açıklanan büyüme verilerinin gündem değişikliğinin en fazla arzulandığı dönemde geldiğini belirtti ve “veriler hakkında birtakım gerçekleri dile getirmeyi ve vatandaşlarımızı aydınlatmayı İYİ Parti’nin siyasetimize getirmek istediği dürüst anlayışın bir gereği kabul ediyoruz” dedi.

TÜİK tarafından açıklanan 3 aylık yüzde büyüme verilerine İyi Parti’den açıklama geldi. İktidarın içinden geçtiğimiz süreçte iyimser rakamlara ihtiyacı olduğu belirtilen açıklamada, “Şimdi alârm veriyoruz! Dış ticaret açığının milli gelir artışının iki katı hızla büyümesi dışarıya kaynak akışının olduğunu göstermektedir. Yani sermaye demokratik ve hukuki güvence göremediğinden, bir zamanlar Almanya’dan kaçtığı gibi Türkiye’den de kaçmaya başlamıştır” ifadesi kullanıldı. Açıklamada Türkiye’ye dair risk algılarının her geçen gün arttığı belirtilerek şunlar kaydedildi:

“Son üç aylık kalkınma oranı verilerine baktığımızda tarım, imalat sanayi, finans ve sigorta, gayrimenkul gibi kollarda negatif veriler görüyoruz. Takvim ve mevsim etkisi arındırılmadan kaydedilen %11,1 yıllık büyüme oranında geçen yıldan gelen %0,8’lik daralmanın düşük baz etkisi adeta büyüme varmış gibi rakamlara yansıyor. İthalatın en önemli büyüme kalemlerinden birisi olması bu büyüme patikasında aynı zamanda yüksek cari açığın devam edeceği görülmektedir.”

Kortizonlu büyümenin yan etkileri olacak

Bu palavra büyümeye Hükümet’in de inanmadığını, inanmış olsaydı 2018 yılında 68 Milyar dolar Dış Ticaret Açığı ve 40 milyar dolar Cari İşlemler Açığı öngörmüş olmaması gerektiğini hatırlatan Çıray, “Bu ne anlama gelir?” diye sordu. Hükümetin övündüğü sözde büyümenin üretim ve ihracat artışına bağlı sağlıklı bir büyüme olmadığını ve birtakım hesap oyunları ile yükseltildiğini anlattı. İYİ Parti Genel Sekreteri ve Sözcüsü Çıray, “Büyümenin bir diğer nedeni de hane halkı tüketiminin artmasıdır. Bunda da 220 milyar TL’lik Kredi Garanti Fonu’nun (KGF) oluşturduğu finansal genişleme etkili olmuştur. Ancak KGF’nun kalkınmaya olan etkisi kortizon iğnesine benzer, suni iyilik etkisi geçtiğinde yan etkilerle baş başa kalırsınız. Kredi Garanti Fonu desteğiyle 360 bin KOBİ’ye kullandırılan 220 milyar TL’lik destek hükümetin ekonomik politikaları nedeni ile zor duruma düşmüş olan KOBİ’ler tarafından (1) Kredi-Borç yapılandırması, (2) İşletme sermayesi ve (3) Yedek finansman olarak kullanılmak zorunda kalınmış, yatırımlara ve büyümeye olan etkisi sınırlı kılmıştır. Şimdi KGF’nuna benzer bir çalışma daha duyuyoruz. Yani ölüm noktasına getirinceye kadar millete kortizon enjekte etmeye kararlılar,” dedi.

İşsizlik kalkınma hızını arttırıyorsa herkesi işsiz bırakın uçsun!

“Sorumlu muhalefet anlayışımızın gereği olarak bu defa, bir nebze olsun diyalog kurulabilir bir hükümet üyesi olan Sayın Binali Yıldırım’ı doğrudan uyarıyoruz” dediği açıklamasında Çıray şöyle devam etti:

“Gerek Amerika’da yürüyen ‘Kirli Reza Davası’ yüzünden Türk Banklarına ceza kesilmesi ihtimali, gerekse 2018 yılında vadesi gelecek KGF kredilerine ilişkin riskler Bankacılık sektörü yönünden olumlu bir tablo çizmemektedir. Bu kortizonlu büyüme rakamlarına artık kimse inanmıyor Sayın Yıldırım. Çünkü günün sonunda elini cebine atan vatandaş orada % 11 büyüme yerine küçülme görüyor. Örneğin, asgari ücretteki reel azalış bunun en temel göstergesi. Madem kalkınma hızı reel olarak artıyor, o halde Çalışma Bakanı’nı neden asgari ücretliden fedakârlık bekliyor? İşsizlik artarken kalkınma hızı artıyorsa herkesi işsiz bırakın kalkınma hızı uçsun! Bugün asgari ücret reel $ bazında ise 2002 kriz yılından daha düşüktür.”

Çiftçi, işçi, memur, emekli küçülürken rantçı büyüdü

İYİ Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Aytun Çıray sözlerini şöyle tamamladı: “Borç destekli de olsa dünyanın en hızlı büyüyen ülkesi olduk, tebrik ediyoruz. Ancak, büyümenin kalitesi ne durumda? Yani bu büyüme rakamları refah üretiyor mu? İşsizliği azaltıyor mu? Ücretlere faydası var mı? Reel dolar kuru bakımından 2002 seviyesine inen asgari ücrete faydası var mı? Özetle, eğer bu büyüme gerçekse, bu büyümenin milletimize faydası nedir? Hangi reform paketi açtınız da büyümeyi arttırdınız? Bakın size üzülerek bir tespitimiz daha ifade edelim; AK Parti 2002’de devraldığı ekonomi ile ilgili sorunları, 2017’de aynılarıyla yeniden üretmiştir. Güneş gibi parlayan gerçekler ‘istatistik’ balçığıyla sıvanamaz. Refah Üretmeyen Ekonomik Yapı, Düşük Asgari Ücret, Yüksek Cari Açık, Yüksek Genç İşsizliği, tarımsal ithalatı 2002’de devraldığın 1,6 milyar dolardan 12,5 milyar dolara yükseltip çiftçiyi batırmışsın… O zaman büyüyen kim? Kalkınıyoruz diyorsunuz ücretlilerin payı yılbaşından bu yana 4,5 puan gerilemiş, rantçıların faiz geliri 7,5 puan artmış Türkiye AK Parti ile 15 yılını kaybetmiştir. Özetle, Ekonomi kötü yönetilmektedir, biz İYİ yönetmeye talibiz… “

0

İyi Parti İpsala Teşkilatını belirledi.

Kurucu Başkan  Abdullah Naci Ünsal,yaptığı açıklamada yönetim kadrosunu açıkladı.

İYİ PARTİ İPSALA İLÇE TEŞKİLATI
KURUCU BAŞKAN
Abdullah Naci ÜNSAL
KURUCU ÜYELER
Emine Şebnem ÇELİK
Yakup TURUNÇ
Cengiz KAÇMAZ
Niyazi KORKAN
Murat UZUN
Güldet Seçil KORKAN
Erhan KÜÇÜK
İbrahim GÖKSU
Tevfik ŞAHİNBAŞ
Hülya Muhsir CİVANOĞLU
Halit SELVİ
Mustafa AKGÜN
Hasan GEÇİT
Nur BABACAN
Dursun DENİZ
Cavide TOROSLU
Hasan AYTEKİN
Hüseyin SUSAR

0

CHP Keşan ilçe kongresi yapıldı.

Keşan Belediyesi Toplantı Salonu’nda gerçekleşen kongrede Erdoğan Gümülcineli 208 oy, diğer aday  Güray Koşan ise 105 oy aldı.

0

Mehmet Emin Akay  da belediye başkanı Kerman   hakkında bazı iddialarda bulundu.

Son günler İpsala kamuoyunda Kerman hahhında bazı iddialar söz konusu. Belediye Meclis Üyesi Nuri Kavakkorulu’da bazı iddialarda bulunarak AKP den istifa etmişti.

Akay’da benzer iddilarda bulundu.

İşte Akay’ın iddiaları…

 Sayın Kerman, seçimlerde ‘belediyemizi İpsala halkı ile birlikte yöneteceğiz’ dedi. Ama koltuğa oturduktan sonra ‘sen oy verdin, sen vermesin, bu kişi bizden bu kişi bizden değil’ diye ayrımcılığa başladın. Sayın Kerman, Belediyemizi keyfine göre yönetiyor.

Bunun yanında iyi şeylerde yaptı;

Mesela altyapıyı yaptı sonuç yok. Yeni su şebekesini başlattı, kontrolsüz bir şekilde ve bilinçsizce su hatlarını başında sorumlu olmadan konut alanlarına hat çekti arsalar mağdur kaldı hat çekilmedi. Artıma dan da ses seda yok. “ben köyleri İpsala’ya dâhil edeceğim’ dedi; ahır köyü Fatih mahallesi yaparak işe başladı. Diğer köyleri de yapacağım dedi, nüfus artsın diye…

Ama öyle bir niyeti olmadığı sonradan belli oldu. Ahır köyde kendi arazilerini imara sokup değerli olup pahalı satsın diye yaptığı anlaşıldı.

İpsala’nın imarını yapayım kasabamız gelişsin, bu arada eski petrol ofisinin yerini belediye aldı. İpsala’ya gelir getirecek tesis kurmak yerine atıl duruma bıraktı, akıbeti belli değil.

Aslında eskiden burada petrol ofisi vardı. Yol bölünmüş yol olunca karşı tarafta benzin istasyonu kalmadı. Oraya bir benzin istasyonu kursa İpsala’mıza gelir sağlansa iyi olmaz mı?

Çünkü, karayokuş mevkiinde yeni imarda kendine ait olan araziye benzin istasyonu otel konut alanı yapma niyetinde olduğu anlaşıldı.

Bu arada ‘birinci köprünün oraya döner kavşak yapacağım babaküstü mahallesinin oradan da çevre yolu yapacağım ‘ dedi çiftçiler tarlalarına rahat gidip gelsin diye…

Mevcut olan döner kavşağı kaldırıp daha ileriye yaklaşık 2 km öteye taşıdı.

Yeni yapılan yolumuz bölük olduğu için şu anda mevcut olan benzin istasyonlarına vatandaşlarımız ya ters yönden sapıyor ya da 2-3 km gitmek zorunda kalıyor. Bu yolu göze almayanlar tersten giriyor buda ölüme davetiye demek.

Baktığımız da Yurtdışından ya da Gümrük yönünden gelen araçlar ya da Keşan yönüne gelecek olan araçlar ileride Sayın Mehmet Kerman’ın yapacağı benzin istasyonuna sapacaklar. Çünkü tek benzin istasyonu o olacak.

Şirket kurdu başına kendi geçti. Antre depoları yapacağım dedi belediyemize ait olan araziyi şirket adına geçirtti. Ama kimsenin haberi olmadan tekstil fabrikasına sattı.

Sayın Kerman, yıllarca birçok belediye başkanımız geldi geçti. Bir tek çizi yer satmadı. İpsala’mıza daha çok yer kazandırmak için uğraştılar. Siz, onlardan çok daha mı akıllısınız satıyorsunuz?

Büyüklerimizden duyduğumuz geçmişte bir belediye başkanı kendine ait olan at arabasını satarak bu arazilerin tapusunu belediyemize kazandırmıştır. Nur içinde yatsın.

Siz belediyemize zarar vermekle kalmıyor, seçilerek geldiğiniz AKP’ye de zarar verdiğinizi düşünüyorum.

Boşuna söylememişler çok parayı, makamı herkes kaldıramaz diye…

Bu dünyanın üstü varsa altı da var. Vakıf malını, yetim hakkını, kamu malını çok dikkatli kullanmak lazım öbür Dünya’da bunların hesabını vermek zor olur. Benden söylemesi

Saygılarımla

0

Türkiye çapında istifaların yaşandığı MHP’de  sular durulmuyor.

Partinin üst yönetiminin sergilediği politikaları beğenmeyen partililer istifa yolunu seçiyor.

Enez’de son olarak başkan yardımcısı Ahmet Narin il delegesi Ersin Altıparmak’ta bugün istifa ettiler.
Enez’de daha önce de bir çok partilinin istife etttği iddia edildi.
İstifa edenler İYİ PARTİ’ye geçiyor.