Göbeklitepeden Dolmenlere

Yazarlar

Edirne ve Şanlıurfa illerinin karşılıklı kültürel, ekonomik ve sosyal iş birliğini sağlamak ve bunu en üst seviyeye getirmek düşüncesi, yeni bir fikir değildir.

Ülkemizin doğusuyla batısıyla bütünleşmesi gerektiğini düşünenler, Edirne için en uygun şehrin Şanlıurfa olacağına inandıklarını söylediklerinde Göbeklitepe’den dolmenlere (menhir) uzanan tarihi, kültürel mirasın da araştırılması gerektiğini elbette göz ardı edemezlerdi. Trakya dolmenleri (menhirleri) genel olarak Son Tunç Çağı-İlk Demir Çağı geçiş dönemine, MÖ.1400-900 yılları arasına tarihlendirilmektedir.

2012’de hazırlanan bir proje kapsamında önce 17 Temmuz 2012’de Şanlıurfa yerel yöneticilerinin ziyaret edildiğini. Ardından Edirne’yi ziyaret eden KEYİAD yöneticilerinin, Hürriyet gazetesi yazarlarından, şimdilerde genel yayın yönetmeni Vahap Munyar’ı da yanlarına alarak, projeyi değerlendirmek için Şanlıurfa’daki sivil toplum kuruluşlarını ziyaret ettiklerini biliyoruz. Geldiğimiz noktada amaç, Şanlıurfa ve Edirne başta olmak üzere Göbeklitepe’den Trakya dolmenlerine uzanan ortak paydada görüşmek ve birleşmek olmalıdır.

Şanlıurfa ve Edirne gibi ortak ekonomik, sosyal ve kültürel değerleri olan iki kadim şehrin tanıtımı açısından ortak projeler gerçekleştirmek gerekiyor.

“Serhat şehri Edirne” denince akıllara dünyaca ünlü Mimar Sinan eseri Selimiye Camisi gelir.

Atalarımızdan kalan birçok cami, köprü, saray gezilir ama Selimiye özellikle ziyaret edilir.

Şanlıurfa’da da Balıklıgöl, Aynzeliha ve Halil-Ür Rahman Gölleri.

Şanlıurfa’da Hz. İbrahim Peygamber’in ateşe atıldığında düştüğü yer olduğuna inanılan bu göller, kutsal balıkları ve çevresindeki tarihi eserler ile Şanlıurfa’nın en çok ziyaretçi çeken yerlerindendir.

İnananların hac görevinden önce ziyaret ettiği sayılı müşterek yerlerdir buralar. Milattan öncesine ait antik buluntular ise Trakya dolmenleri ve Göbeklitepe arkeolojik araştırmalarını bütünleyerek değerlendirilmesi gereğini ortaya koyar.

Çünkü Göbeklitepe buluntuları demirin kullanılmaya başlandığı dönemi milattan önce 1000’li yıllardan 10 binli yıllara taşıyarak dünyada ezberleri bozmuştur.

“Neden Edirne ile Şanlıurfa! …”

Edirne Valiliği ile Trakya Üniversitesi işbirliğinde Edirneli Sanayici ve İşadamları Derneğinin katkılarıyla “Edirne Vizyonu” çalışmaları başlatılmıştı.

Dönemin valisi, Edirne’de 40′tan fazla kültür insanını, edebiyatçıyı, sanatçıyı, fikir insanını; öğrencilerle bir araya getirdiklerini belirterek, yaklaşık üç yüz öğrenciyle buna benzer faaliyetler yaptıklarını, amaçlarının bir ‘farkındalık’ meydana getirebilmek olduğunu ve kültürümüze katkı sağlamak olduğunu anlatıyordu.
Edirne’nin tarihi, Edirne’nin kültürel mirası, doğal zenginlikleri ve üniversitesi ile Türkiye’nin ilk beş ili arasına taşıyacak dinamikleri olan bir şehir olduğunu, bu anlamda üniversitenin çok önemli bir sacayağı olduğunu, tarihi geçmişine de baktığımızda şu anki sağlık müzesi konumunda olan 1400’lü yıllarda akıl hastalarını su sesi, müzik ve bitki kokularıyla tedavi etmiş merkez konumunda yer aldığını, dolayısıyla Edirne’nin sağlıkta ve eğitimde merkez olması medeniyetin merkezi olarak taşıdığı kültürel değerleri ortaya koyduğunu da bunlara eklemek gerekir.

Çalışmaların en temelinde Trakya’ya ait yaşam şeklini ortaya çıkarmayı hedefleyenler, Trakların kabileler olarak yaşamış ve çok geniş bir coğrafyaya yayılmış bir halk olduğunu göz önünde bulundurmalıdırlar.

Osmanlı’dan önceki dönemlerde Trakların tarihi, kültürel mirasları ve zenginlikleri var. Bu günlere baktığımızda bağları ortaya koyan arkeolojik zenginliklerimiz var.

Bu anlamda ülkemiz kendi dinamiklerini çok daha iyi noktaya taşıyarak, insanlık tarihinin yeniden yazılması yönünde dünyaya önemli bir mesaj vermektedir. Edirne’de üstü örtülü birçok zenginlik vardır. Önemli olan bu zenginlikleri Edirnelinin yanında Türk milletine kazandırmak, insanlığa kazandırmaktır. Bundan sonraki sürecin Edirne ve Şanlıurfa ekseninde Büyük Türk Milleti için çok daha iyi olacağını umuyorum.

Bunun yanı sıra 2019 “Göbeklitepe Yılı” olarak ilan edildi. Bu da dünyanın ilk toplanma merkezlerinden olan Göbeklitepe’yi bu yılın en bilinen gezi alanlarından biri yapacak. Ülkemizin en köklü tarihi noktaları arasında yer alan Şanlıurfa, şimdiden hazırlıklara başladı bile…

UNESCO tarafından 2011 yılında Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınan Göbeklitepe, 2018 yılında Dünya Kültür Mirası Listesi’ne alınarak dünyanın en önemli turistik noktalarından biri haline geldi.

Haliliye Belediyesi’nin “Daha Eskisi Yok!” sloganı ile tanıtımına başladığı Göbeklitepe antik yeri, Şanlıurfa’nın 20 kilometre kuzeydoğusunda bulunan Örencik Köyü’ne konumlanmış. Her ne kadar buranın önemi, yıllar boyunca fark edilmese de geliştirilen ören yerindeki olanaklarla beraber çok daha iyiye gidecek gibi görünüyor.

Demek istediğim bütün bunlar topraklarımızın on bin yıl öncesinden bugüne tarihlenebilecek doğu batı bütünleşmesinin sembolü olarak, Edirne-Şanlıurfa ekseninden ayrı düşünülemeyeceğidir.

 

(Görsel: Lalapaşa dolmenleri, Edirne Valiliği Kültür ve Turizm Müdürlüğü)

__________ / __________

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir