İlhan KARAÇAY’dan Eylül 2018 Bülteni

 

İlhan KARAÇAY’dan Eylül 2018 Bülteni

 

1-Bozuk olan ilişkileri düzeltmek için geldiler… Lahey’e yeni Büyükelçi, Amsterdam, Rotterdam ve Deventer’e yeni Başkonsoloslar atandı

2-Torunoğulları başkanlığındaki heyet, Hollanda Dışişleri Bakanını ziyaret etti

3- REKORLARINDAN BİRİNİ DE HOLLANDA’DA KIRACAK…
Tolga Çakmak, Halter, Muay Thai, Kick Boks, Krav Maga, Sambo, Fitness, Yüzme, Atletizm ve Dalgıçlık dallarında rekorlar kırıyor.
 Dakikada 524 yumruk atıyor, saatte 26 bin 305 kilo kaldırıyor ve adını Guinness’e yazdırıyor

4-Şikayetleriniz semerisini görüyor… Bulgaristan’da  3 gümrük memurunun işine son veridi, 7 memur da soruşturma altında

*****

Bozuk olan ilişkileri düzeltmek için geldiler…

Lahey’e yeni Büyükelçi, Amsterdam, Rotterdam ve Deventer’e yeni Başkonsoloslar atandı

İlhan KARAÇAY’ın röportajı ve analizi:

 

Türkiye ile Hollanda arasındaki ilişkiler, Hollanda hükümetinin Türkiye’deki anayasa değişikliği referandumu döneminde, Hollanda’da Türk vatandaşlarıyla bir araya gelerek konuşma yapmayı planlayan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun uçağına verilen iniş iznini iptal etmesiyle gerilmişti.

Dönemin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın da 11 Mart 2017’de Rotterdam’daki Türk Konsolosluğuna girişine izin vermeyen Hollandalı yetkililer, Kaya’nın korumalarını gözaltına almış ve kendisini polis eskortuyla Almanya’ya gitmeye zorlamıştı.

Gelişmeler üzerine Türkiye, ülke dışında bulunan Hollanda’nın Ankara Büyükelçisi’nin dönmemesini istemişti. İki ülke, diplomatik temsilini karşılıklı olarak maslahatgüzar düzeyinde tutuyordu.

406 yıl önce  Türkiye’nin jestleri ile dostluk içinde başlayan ilişkilerim, çok anlamsız oy avcılığı nedeniyle bozlmuş olmasının üzüntüsü içinde olan Hollanda’daki Türkler, ilişkilerin yeniden düzelmesi için çeşitli girişimlerde bulunmuşlardı. Bu satırların yazarı olarak naçizane şahsım da, Hollanda Başbakanı Rutte’ye bir mektup yazmıştım. O mektupta Rotte’ye, kinayeli bir tavırla, ‘’Mademki siz çok daha demokratsınız, daha çok medenisiniz, o zaman inisiyatifi siz ele alın ve Türkiye ile ilişkileri yeniden düzeltin’’ diye yazmıştım.

O günlerin Dışişleri Bakanı Bert Koenders’ı İşyerinde konuk eden iş adamımız Turgut Torunoğulları’nın girişimi de cabasıydı.

Nihayet, aradan bir buçuk yıl geçtikten sonra iki ülkenin yöneticileri, fırsatları iyi değerlendirdiler ve karşılıklı büyükelçi atamaları konusunda anlaştılar.

Türkiye Lahey’e, Hollanda’ya aşina olan eski bankacı ve politikacı Şaban Dişli’yi, Hollanda da Ankara’ya Marjanne de Kwaasteniet’i büyükelçi olarak atadılar.

Lahey Büyükelçisi olarak atanan Dişli, Hollanda’da

Türkiye ile Hollanda arasında ilişkilerin normalleşme sürecine girmesinin ardından, Türkiye’nin Lahey Büyükelçisi olarak atanan Şaban Dişli, iki ülke ilişkilerinin gerek siyasi gerek ticari 500 yıla yakın bir tarihi bulunduğunu belirterek, “Kaldığımız yerden devam edeceğiz.” dedi.

Görevine başlamak üzere Lahey’e gelen Dişli, Lahey Büyükelçiliği Rezidansı önünde yaptığı açıklamada, iki ülke arasında önemli bir süreç başladığına dikkati çekerek, “Bizi buraya layık gören başta Cumhurbaşkanımız, Hollanda Kralı, Dışişleri Bakanımız ve Hollanda Dışişleri Bakanı olmak üzere hepsine teşekkür ederim. Türkiye-Hollanda ilişkilerinin gerek siyasi gerek ticari 500 yıla yakın bir tarihi var. Kaldığımız yerden devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Büyükelçi Dişli, Hollanda Kralı Willem Alexander’a güven mektubunu sunmasının ardından resmen göreve başlayacak.

Türkiye ile Hollanda arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesine yönelik büyükelçilerin karşılıklı atandığı 7 Eylül’de duyurulmuş, Türkiye’nin Lahey Büyükelçisi olarak Şaban Dişli atanmıştı. Hollanda da Ankara Büyükelçisi olarak Marjanne de Kwaasteniet’i atamıştı.

Hollanda hükümeti tarafından Ankara Büyükelçiliğine görevlendirilen Kwaasteniet,  geçtiğimiz pazartesi akşamı Ankara’ya gitmişti.

Hollanda’ya aşina olduğunu belirttiğim Şaban Dişli,  Adalet ve Kalkınma Partisi Kurucu Üyesi olmadan önce, Hollanda’daki Demir Halk Bank’ta Merdan Aras ile birlikte Genel Müdürlük yapıyordu.  Bu fotoğraf, Şaban Dişli (solda) Merdan Aras ve yardımcıları Kayhan Acardağ ile yaptığım röportaj sırasında çekilmişti

Şaban Dişli:

Orta Doğu Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Ekonomi ve İstatistik Bölümü’nü bitirdi. Yüksek lisansını New York Eyalet Üniversitesi’nde Matematiksel Ekonomi alanında tamamladı. Harvard Üniversitesi’nde üst düzey yöneticilik programına katıldı. Hollanda’da Demir-Halk Bank Rotterdam Genel Müdürlüğü görevini yürüttü. Yurtdışı Bankalar Birliği Kurucusu ve Yönetim Kurulu Üyeliği görevinde bulundu. Hollanda Amsterdam’da bir bankanın genel müdür yardımcılığı görevine getirildi. Adalet ve Kalkınma PartisiKurucu Üyesi oldu. 22., 23., 24. ve 26. Dönem Sakarya Milletvekilidir. 22. Dönem’de Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Üyeliği görevine seçildi. Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkan Danışmanlığı görevinde de bulundu. Türkiye-Hollanda Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanlığını yürüttü. Ekim 2011 itibarıyla Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi üyesidir. Ocak 2018’den itibaren AKPM İnsan Hakları Alt Komisyonu Başkanıdır. 23 Eylül 2018 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan kararname ile Türkiye’nin Hollanda büyükelçisi olarak görevlendirildi. Evli ve üç çocuk babasıdır.

Rotterdam’da Başkonsolos Aytaç Yılmaz göreve başladı

Rotterdam’a yeni atanan Başkonsolos Aytaç Yılmaz’ın medya mensupları ile tanışma toplantısına katılışım sırasında, Hollanda-Türkiye ilişkilerine ait kitabıbımı hediye ettim.

İnterajans’tan dostum Hüseyin Torunlar’ın yazdığı habere göre, Rotterdam Başkonsolosu Yılmaz, konsolosluk hizmetlerinin vatandaşa mümkün olan en verimli ve süratli şekilde sunulmasının, Türk toplumunun görev bölgesindeki siyasi, ekonomik ve sosyal hayata aktif katılımının sağlanmasının, karşılaştığı sorunların çözümüne destek olunmasının, birlik ve beraberliğinin artarak sürdürülmesinin ve Türkiye’nin etkin bir şekilde tanıtımının sağlanmasının Başkonsolosluğun yeni dönemde temel hedefleri olacağını ifade etti.

Başkonsolos Aytaç Yılmaz, “Üstlendiğim bu vazife nedeniyle onur duyduğumu ve geniş görev bölgemizdeki Hollanda Türk toplumuna hizmet edecek olmanın heyecanını yaşadığımı özellikle vurgulamak istiyorum” ifadesini kullandı.

Yılmaz, bu yeni dönemde güzel bir sürecin içine girileceğini ve geleceğe odaklanmanın gayreti içinde olunacağını kaydetti.

Türk toplumunun endişelerinin giderilmesi ve rahatlamasının sağlanması yönünde çaba sarf edileceğini belirten Rotterdam Başkonsolosu, Türk toplumunun yerel makamlarla tekrar yapıcı ve karşılıklı saygıya dayalı ilişki kurmasına katkı sağlamak arzusunda olduğunu dile getirdi. Başkonsolos Yılmaz, Rotterdam’da yaşayan Türkler’in de kendilerini Rotterdamlı hissedebilmelerinin önemli olduğunu belirtti.


İlhan Karaçay, Rotterdam’a yeni atanan Başkonsolos Aytaç Yılmaz’a,
Hollanda ile Türkiye arasındaki 400 yıllık ilişkilere ait kitabını sundu

Aytaç Yılmaz, FETÖ ile ilgili olarak Hollanda makamlarını aydınlatma çabalarının süreceğini de ifade etti.Yılmaz, iki ülke arasındaki yeni dönem konusunda ümitli olduğunu belirterek, “Bu süreçle uyumlu olarak Türkiye-Hollanda ilişkilerine yerel düzeyde katkı sağlamak için gayret edeceğim.” dedi.

İki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşmesinin Hollanda’da yaşayan Türk toplumuna da faydası olacağına inandığını kaydeden Yılmaz, “Türk toplumu bu süreçte çok yoruldu ve yıprandı. Toplumumuzun Hollanda’da siyasi, kültürel ve ekonomik hayata tam intibak etmesi, bu çerçevede yerel makamlarla yapıcı bir iletişim içinde olması için adımlar atmak önemli. Bunun için kolaylaştırıcı rol oynamak istiyoruz.” ifadesini kullandı.

Yılmaz, Hollanda’da yaşayan Türk toplumundan en büyük beklentisinin kendilerini ilgilendiren önemli konularda birlik olabilmeleri ve bir araya gelebilmeleri olduğuna dikkat çekerek, “Birlik olursanız görüşlerinizi nakletme gücünüz artar ve daha iyi anlaşılırsınız. Hollanda’nın önemli bir unsuru olan Türk toplumu ile bu hedef doğrultusunda bir araya gelmek için sabırsızlanıyorum.” diye konuştu.

Toplantıya katılan basın mensuplarına teşekkür eden Yılmaz, görev süresi boyunca en önemli önceliğinin, bulunduğu ülkedeki Türk toplumu ile kucaklaşmak ve onların sorunlarıyla ilgilenmek olduğunu vurguladı.

1978 Ankara doğumlu Başkonsolos Aytaç Yılmaz, Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde lisans, İrlanda’da kain UCD College’da yüksek lisans eğitimini tamamladı.

Dışişleri Bakanlığı’na 2001 yılında giren Başkonsolos Yılmaz, merkez görevinde Irak, Konsolosluk, AB ile Siyasi İlişkiler ve Balkan Dairelerinde görev yaptı. Başkonsolos Yılmaz ayrıca, Bağdat Büyükelçiliğinde Üçüncü Katip, AB Daimi Temsilciliğinde İkinci Katip, Madrid Büyükelçiliğinde ise Müsteşar olarak çalıştı. Merkezde son olarak Irak Daire Başkanı olarak görev yapan Yılmaz, 1 Eylül 2018 tarihi itibariyle Rotterdam Başkonsolosu olarak görevine başladı.
Evli ve bir çocuk sahibi olan Başkonsolos Aytaç Yılmaz, İngilizce ve İspanyolca biliyor.

Amsterdam Başkonsolos Engin Arıkan göreve başladı

Amsterdam’a Başkonsolos olarak yeni atanan Engin Arıkan,  medya mensupları ile bir araya gelmeden, yurttaşlara ilk mesajını bir basın bildirisi ile gönderdi. Arıkan mesajında şunları dile getirdi.

“Kuzey Hollanda, Utrecht ve Flevoland eyaletlerindeki vatandaşlarımıza hizmet vermek amacıyla açılmış olan Amsterdam Başkonsolosluğumuzdaki görevime 1 Eylül 2018 tarihinde başladım.

Selefim Başkonsolos Tolga Orkun’un ve Başkonsolosluğumuz personelinin yoğun çalışmaları ve Devletimizin büyük önem ve öncelik vermesi neticesinde Başkonsolosluğumuz, şehrin merkezinde vatandaşlarımıza ve ülkemize yaraşan müstesna bir binada faaliyete geçmiş olup, tüm konsolosluk hizmetlerini sunmaktadır.
Amsterdam’daki görev sürem boyunca her kesimden vatandaşlarımızla, sivil toplum kuruluşlarıyla ve girişimci vatandaşlarımızla biraraya gelerek yakın ilişkiler kurmak öncelikli hedeflerimden biri olacaktır.


Amsterdam Başkonsolosumuz Engin Arıkan
Görev bölgemizdeki yerel yönetimler ve Hollanda makamlarıyla da yakın ilişkiler kurarak, hem Türk-Hollanda ilişkilerine yerel düzeyde katkıda bulunmak hem de Hollanda’da yaşayan vatandaşlarımızın burada en iyi şekilde temsilini sağlamaya önem vereceğim.
Başkonsolosluğumuzun temel hedefleri olan, konsolosluk hizmetlerinin verimli şekilde sunulması, vatandaşlarımızın burada karşılaştığı sorunların en aza indirilmesi, Hollanda’daki siyasi, ekonomik ve sosyal hayata etkili şekilde katılımlarının desteklenmesi, birlik ve beraberliğimizin güçlendirilmesi alanlarında sizlerin görüş ve değerlendirmeleriniz bizim için çok kıymetlidir. Hem Başkonsolosluğumuzdan haber almak hem de görüşlerinizi iletmek amacıyla internet sitemizi, twitter ve facebook hesaplarımızı takip etmeniz yararlı olacaktır.

Siz değerli vatandaşlarımıza konsolosluk hizmetlerini daha etkin ve hızlı sunabilmek amacıyla, yeni kurulmuş olan Başkonsolosluğumuzun personel sayısının ve konsolosluk hizmetlerinde verimliliğinin artırılması öncelikli gündem maddelerimizin başında gelmektedir.

Konsolosluk işlemleri hakkında ayrıntılı bilgi edinmek ve bu konulardaki sorularınıza yanıt almak için e-konsolosluk internet sitesi (www.konsolosluk.gov.tr) ve 7 gün 24 saat süresince Konsolosluk Çağrı Merkezinden (+10 766 0007) istifade edebilirsiniz.Bu önemli görevi üstlenmenin heyecanı içinde sizleri sevgi ve saygılarımla selamlıyor, şahsım ve Başkonsolosluğumuz personeli adına en iyi dileklerimi sunuyorum.’’

 

Deventer Yeni Başkonsolosu Tuna Yücel Modrak

 

Zafer Ateş’in görev süresini tamamlanmasının ardından boşalan Deventer Başkonsolosluguna, Tuna Yücel Modrak 12 martta atanmıştı.
Deventer Başkonsolosluğu, Doğu ve Kuzey Hollanda’daki yedi eyalette (Overijssel, Gelderland, Utrecht, Groningen,Drenthe,Friesland ve Flevoland Eyaletleri) yaşayan vatandaşlarımıza hizmet veriyor.

Başkonsolos Tuna Yücel Modrak kimdir;

Başkonsolos Tuna Yücel Modrak, 1974 yılında Köln / Almanya’da doğmuştur.

Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden 1996 yılında mezun olmuştur.

Dışişleri Bakanlığında 1996 yılında Orta Doğu ve Afrika Genel Müdür Yardımcılığında çalışmaya başlayan Tuna Yücel Modrak, 1998-2001 yıllarında T.C. Lübliyana Büyükelçiliğinde Üçüncü Katip, 2001-2003 yıllarında ise T.C. Meksika Büyükelçiliğinde İkinci Katip olarak görev yapmıştır.

2003-2005 yıllarında Dışişleri Bakanlığı Çok Taraflı Kültür İşleri Genel Müdür Yardımcılığında İkinci Katip olarak çalışan Yücel Modrak, 2005-2009 yıllarında T.C. Kanberra Büyükelçiliğinde Başkatip olarak görev yapmıştır.

Tuna Yücel Modrak, 2009-2011 yılları arasında Uluslararası Kuruluşlar Genel Müdür Yardımcılığında Şube Müdürü ve Daire Başkanı olarak, 2011-2015 yılları arasında ise T.C. Prag Büyükelçiliğinde Müsteşar olarak görev almıştır.

2015-2018 yılları arasında Dışişleri Bakanlığı Protokol Diplomatik İşlemler Genel Müdür Yardımcılığında Daire Başkanı olarak görev yapan Yücel Modrak, 12 Mart 2018 tarihi itibariyle T.C. Deventer Başkonsolosu olarak göreve başlamıştır.

Evli ve bir çocuk sahibidir.

İngilizce ve Almanca bilmektedir.

*****

Torunoğulları başkanlığındaki heyet, Hollanda Dışişleri Bakanını ziyaret etti

Hollanda başta olmak üzere Avrupa’nın bir çok ülkesinde  ve Türkiye’de yatırımları olan işadamı Turgut Torunoğulları, Hollanda’nın yeni Dışişleri Bakanı Stef Blok’u makamında ziyaret etti. Hollanda ile Türkiye’nin karşılıklı büyükelçiler atamasının en büyük adımlardan biri olduğuna vurgu yapan Torunoğulları, ”Geçmişte yaşananları bir kenara bırakıp önümüze bakmalıyız. Unutulmamalıdır ki; Türkiye sadece bizler için değil Avrupa’nın güvenliği için de çok önemli bir ülkedir. Bu girişimlerle yeniden güven tazeleneceğine ve iki dost ülkenin ticaretinin artarak deva m edeceğine inanıyorum” diye konuştu.

Torunoğulları, Türkiye ile Hollanda arasında yaşanan krizden sonra ilk defa sıcak bir temasın kurulacağı ve Dışişleri Bakanı Stef Blok’un çok yakında Türkiye’ye gideceğini söyledi.

İşadamı Turgut Torunoğulları ve beraberindeki Türk heyet Hollanda’nın yeni Dışişleri Bakanı Stef Blok’u makamında ziyaret etti. Hollanda Türk Toplumu olarak kendisine iletilen sorunları ziyaret sırasında dile getirdiğini ve yetkili makamlara bizzat dosyalar halinde teslim ettiğini ifade eden Turgut Torunoğulları ” Hollanda’ya işçi olarak gelen birinci nesil insanların emekli maaşlarının diğer emeklilere göre düşük olmasını; gençlerimizin işsizlik sorunlarını; küçük ve orta ölçekli işletmecilerin, esnaflarımızın sıkıntılarını dile getirdik. Bize bu imkanı veren her iki bakanlığımıza ve yetkililerine teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Hollanda ile Türkiye’nin karşılıklı büyükelçiler atamasının en büyük adımlardan biri olduğuna vurgu yapan Torunoğulları; dünkü ziyaret ile açıklamasını iyi niyet, dilek ve temennilerle sürdürdü ve şöyle dedi:

”Geçmişte yaşananları bir kenara bırakıp önümüze bakmalıyız. Unutulmamalıdır ki; Türkiye sadece bizler için değil Avrupa’nın güvenliği için de çok önemli bir ülkedir. Bu girişimlerle yeniden güven tazeleneceğine ve iki dost ülkenin ticaretinin artarak devam edeceğine inanıyorum. Hollanda ile Türkiye’nin yaşadığı sorunlar anne-baba kavgasına benziyor; Mağdur olan ise çocuklar, yani bizleriz, yani sokaktaki insan, ticaret yapan herkes ister istemez etkileniyor.”

Dışişleri eski Bakanı Koenders’in, kendilerini ziyareti hakkında da bilgi veren Torunoğulları, “Geçen yıl bir önceki Dışişleri Bakanımız Sayın Koenders’ın bize yaptığı ziyaretin karşılığı olarak ben ve arkadaşlarım eski bakanımızı ziyaret ettik. Ardından da yeni bakanımız Blok’u ziyaret ettik. İki ülke arasındaki ilişkilerin iyi yönde ilerleme kaydetmesinden duyduğumuz memnuniyeti dile getirdik. Köklü ticari ilişkilerimizle birlikte 400 küsur yıllık dost iki ülkenin insanları olarak gelinen noktadan taraflar olarak memnun olduğumuz aşikârdır. Hollanda Dışişleri Bakanımız Stef Blok’un önümüzdeki ay Türkiye’ye yapacağı resmi ziyaret ilişkilerimize ivme kazandıracak, dostluklar pekişecek, güven tazelenecektir. Siyaset ve Ticaret’in birbirini tamamladığını unutmamak gerekir” dedi.

*****

REKORLARINDAN BİRİNİ DE HOLLANDA’DA KIRACAK…

Tolga Çakmak, Halter, Muay Thai, Kick Boks, Krav Maga, Sambo, Fitness, Yüzme, Atletizm ve Dalgıçlık dallarında rekorlar kırıyor

Dakikada 524 yumruk atıyor, saatte 26 bin 305 kilo kaldırıyor ve adını Guinness’e yazdırıyor

İlhan KARAÇAY’ın haberi

Tolga Çakmak’ın adını, rekorlar kırdığı sıralarda televizyonlarda ve yazılı basında sık sık duymuşsunuzdur. Akıllara durgunluk verecek nitelikte rekorlar kıran Çakmak, bir rekor da Hollanda’da kırmak istiyor.
Bunun için Hollanda’ya gelen Çakmak ile Amsterdam’da buluştum. O’nu, genellikle öğrencilerin konakladığı bir otelin lobisinde buldum. Bu güne kadar almış olduğu ödül belgelerinin tamamını, konuşmamızı yapacağımız masanın üzerine sermişti.
Neler yoktu ki bu belgeler arasında?

Tolga Çakmak ‘Guinness Dünya Halterde Dik Sırayla Bir Saat İçinde Kaldırılan En Fazla Ağırlık’ rekorunu 26 bin 305 kilogramla kırmıştı. Çakmak, ABD’li sporcu Bob Natoli’nin 2012’den bu yana elinde bulundurduğu rekoru elinden almıştı. Zira ABD’li Natoli,bin 291 tekrarla 23 bin 450 kilogram kaldırmıştı.
Rekor denemesini 19,4 kilogram ile başlatan Çakmak, bir saat boyunca halter kaldırdı. Bob Natoli’nin dünya rekorunu sürenin bitimine 1,5 dakika kala kıran Çakmak’ı eşi ve kızı da yalnız bırakmamıştı. Bin 97 tekrarla 26 bin 305 kilogram ağırlık kaldıran Çakmak’ın tansiyonu ise 18/14 olarak ölçüldü

Çakmak  kırdığı rekor sonrasında duygularını şu sözlerle anlatmıştı::
“Bu rekorda hiç yorulmadım. Bir saat daha yapabilirim. Hiç durmadan çalıştım. Daha önceden zihnime bilinçaltıma bunu yerleştirmiştim. Bu rekora aylar öncesinden sırt kaslarımı güçlendirerek hazırlandım. Güç ve hız antrenmanlarımı gece gündüz demeden sürdürdüm. 4 ay gibi kısa bir sürede hazırlandım. 6 dünya rekoru projemiz daha var.”

Bir başka rekor:
Yarışmalar halter dalında çeşitli branşlarda yapılıyor. Dik Sırayla yapılan yarışmadadan başka bir de koparma branşı var. Çakmak, ‘Guinness Dünya Halter Koparmada Bir Saatte Kaldırılan Toplam Ağırlık’ rekorunu 7 bin 60 kilogramla kırmıştı. Çakmak,  yine ABD’li olan Robert Kelly’nin 4 bin 800 kilogramla kırmış olduğu rekorun yeni sahibi olmuştu..

Uzmanlar, halter koparmanın çok zor bir stil olduğunu hatırlatarak, “Kırdığı rekorların üstüne, koparmada da rekor denemesi kolay olmadı. Koparma çok zor bir stil ve bunu bir saat boyunca yapmak da çok zor.’’ diye konuştular..

180 tekrarla, 7 bin 60 kilogram ağırlık kaldıran Çakmak, dünya rekoruna 2 yıl hazırlandığını söyledi ve sözlerine şöyle devam etti:
“Dünya rekoruna 2 yıldır hazırlanıyorum. Son 7 ay daha antrenmanlarımı daha da sıklaştırdım. Günde 6 saat süren antrenmanlar yapıyorum ve kendime sadece 1 gün dinlenme veriyorum. Dünya rekorları antrenmanları süresince çeşitli sakatlıklarım meydana geldi. Bu sakatlıklarımla da doktorlarımızın sayesinde kısa zamanda toparlandım ve hiçbir dinlenme vermeden devam ettim. Çok çalışmıştık ve çok iyi yapacağımızdan hiçbir şüphemiz yoktu. Halter koparmada çeşitli rekorlar kırmaya devam edeceğim. En çok mekik ve şınav çekme rekorlarını kırmakla uğraşacağım.
Amerikalı ve İsrailli sporcuların rekorlarına odaklanıyorum. O rekorları kırabilecek kapasitedeyim. Her zaman hazırım. Her şekilde rekor kırmak için uğraşacağım. Halterin en zor hareketi koparmadır. Amerikalı’nın rekorunu kırdım. Bundan sonra da rekorlara devam edeceğim.’’

Tolga Çakmak, yeni bir dünya rekoru kırmak için yine bir ABD’li ile Amsterdam’da yarışacak.
Bu konudaki sponsorlar aradığını belirten genç rekortmen, yarışmanın zamanının ve yerini yakında belirleyeceklerini söyledi.

*****

Şikayetleriniz semerisini görüyor…

Bulgaristan’da  3 gümrük memurunun işine son veridi, 7 memur da soruşturma altında

 

İlhan KARAÇAY’ın haberi

Anavatana giderken Bulgaristan güzergahını takip eden otomobil yolcularının, bu ilkede karşılaştıkları zorlukları bir rapor haline getirip, Bulgar hükümetinden hesap soran Hollandalı parlamenter Kati Piri,yapmış olduğu girişimin yararlı bir sonuç verdiğini belirten bir açıklama gönderdi. Avrupa Parlamentosu’ndaki basın danışmanı Steven Schotte aracılığı ile gelen açıklamada, Bulgaristan İçişleri Bakanı Valentin Radev’in, konuya ciddiyetle sarıldığı ve ilk aşamada 3 gümrük memurunun işine son verildiği, 7 memurunda soruşturma altında olduğu belirtildi.
Bulgaristan İçişleri Bakanı Radev, Kati Pri’nin 200 şikayetten oluşan ve ‘Kara Kitap’ olarak adlandırılan rapordaki konuların üzerine ciddiyetle gittiklerini belirtmiş.

Rüşvetçiliğin yoğun olduğu Bulgaristan’da, durumun düzelmesi için, Avrupa Komisyonu’nun ilerleme raporlarında her yıl bu konuya değiniliyor. Bu konuda kurban olanların çoğu, Hollanda, Belçika ve Almanya gibi ülkelerden, anayurtlarına gitmekte olan Türk kökenli AB vatandaşları oluyor. Otomobil ile seyahatlar sırasında, Bulgar sınır kapılarında uzun kuyruklar oluşuyor. Bu nedenle Türk asıllı ailelerin çoğu, 200 km. daha uzun olan Mekedonya-Yunanistan yoluna sapıyor.

Kati Piri, bize gönderdiği açıklamasında şöyle diyor:
”Bulgaristan hükümetinin, şikayetleri ciddiye alması ve önlemler alması sevindiricidir.
Pek çok Hollandalı  (genelde Türk asıllılar) otomobil sürücüleri, yıllardır  rüşvetçi polis ve gümrük memurlarından şikayetçiler. Hollandalı tatilcilerin, içinde bulunduğumuz yaz aylarında da aynı şikayetlerden muzdarip olduklarını ve sorunun halâ çözülmediğini öğrendim. Tatil henüz bitemdi ve pek çok kişi dönüş yolculuğu da yapacak. Bulgaristan, Avrupa Birliği’nin bir parçasıdır. Avrupa Birliği vatandaşlarının bu ülkeden güvenlik içinde olmaları gerekir. Rüşvetçilik,  Bulgaristan’da yaygındır. Bulgar hükümeti bu sorunun üzerine gitmelidir. Bu nedenle, iyi bir sonuç alana kadar şikayet baskımızı sürdüreceğiz. Yavaş da yürüse, soruna bir çözüm yolu bulunacağına inanıyorum.”

Bulgar Bakan Radev, Kati Piri’ye göndermiş oldu mektubunda, şikayetleri ciddi bir şekilde ele aldıklarını, sınır geçişlerindeki her yere kamera yerleştirdiklerini belirtmiş.

Kati Piri, içinde bulunduğumuz yaz sonunda toplanacak şikayetleri de toparlayıp Bulgaristan’a göndereceğini belirtti.
Bu nedenle, bu yılki şikayetlerinizi de Kati Piri’ye göndermeniz yararlı olacaktır.
Aşağıda Kata Piri ile ilgili, ‘Bulgar komşunun çorba parası sıkı takipte’ başlıklı haberi yineliyorum. Kati Pir’nin email adresi haberin sonunda görülebilir.

 

Bulgar komşunun çorba parası sıkı takipte…
AB’nin Türkiye raportörü Kati Piri, Türkler’den şikayet bekliyor

İlhan KARAÇAY’ın haberi

  

Türkiye hakkında yazdığı raporlarla, Türkler’in büyük bir çoğunluğunun hoşnut olmadığı Hollandalı Kati Piri,  Bulgaristan’dan otomobilleri ile transit geçen Türkler’den alınan, ‘Çorba parası’nı sıkı takibe aldı.

Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye raportörü olan Kati Piri, geçen yıl Burgaristan’a yaptığı bir araştırma ve soruşturma ziyaretinde, Bulgaristan sınır güvenlik görevlilerinin, kara yoluyla ülkelerine tatile giden Avrupalı Türkleri, baskı ve sindirme yoluyla rüşvet vermeye zorladığını belirterek, Bulgar yetkililerden buna karşı önlem alınmasını istemişti.

Hollandalı parlamenter, Avrupalı Türkler’in Bulgar polisi ile yaşadığı sorunların anlatıldığı “Kara kitabı”, 1 Ocak 2018’de AB Dönem Başkanlığı’nı devralan Sofya hükümetine iletmişti.

Karayoluyla ülkesine giden Avrupalı Türkler’in, Bulgar sınır güvenlik birimlerinin karıştığı yolsuzlukların kurbanı olduğunu ileri süren Kati Piri, Türkiye kökenli yolcuların 14 saate yakın güneş altında bekletildiklerini de söylemişti.

AP Türkiye Raportörü’ne göre, Bulgar polisi Avrupalı Türkleri rüşvet vermeye zorladı, kaynağı belli olmayan nakit cezalar yazdı, zorunlu dezenfeksiyon gerekçesiyle araçları zorla yıkattı. Ödemeyi reddedenler uzun süre kuyrukta bekletildi.

Kati Piri’den şahsıma da bugün gönderilen, konuyla ilgili email mesajında, geçen yıl başlattıkları araştırma ve soruşturmayı yarıda bırakmayacaklarını ve sorunu takip etmekte olduklarını belirtildi. Bu yıl Bulgaristan’dan geçen Türkler’den bilgi istediğini ve varsa şikayetleri öğrenmek istediğini belirten ve
şikayetlerin özel email adresine gönderilmesini isteyen Kati Piri, Bulgaristan’ın 10 yıldır AB üyesi olmasına ve Birliğin milyonlarca euro sübvansiyon vermesine rağmen, sınırdaki yolsuzlukların önlenemediği doğrultusunda şikayetler aldığını belirtti.

ŞİKAYETLERDE NELER VAR?

Kati Piri’nin Avrupa parlamentosu’na da sunduğu ilk raporunda şu şikayetler yer almıştı:

– Raporda son yıllarda sınır kapısında memurların zorlaması ile verilen rüşvetler var;

– Araç kontrolleri sırasında çorba parası adı altında alınan bahşişler var;

– € 3 karşılığında yapılan gereksiz ‘dezenfeksiyon’ uygulaması ile uzun kuyruklar oluşmasına sebep oluyor;

– Bugüne kadar yolsuzluk ile ilgili yapılan birçok şikayet dikkate alınmamış ve takibi yapılmamıştır.

Kati Piri’nin özel email adresi: kati.piri@europarl.europa.eu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir